" Muhtelif " 4 yorum

 

 Cennet Kapılarının Anahtarı: Kelime-i Şehadet

“Allah’tan başka ilah olmadığına ve Muhammed’in (asm) Allah’ın peygamberi olduğuna kalbi ile samimi olarak şehâdet eden her kula Allah (cc) cehennemi haram kılar.” (Buharî)

" اَشْهَدُ اَنْ لاَ اِلهَ اِلاَّ اللّهُ وَ اَشْهَدُ اَنَّ مُحَمَّداً عَبْدُهُ وَ رَسوُ لُهُ" yani “Ben şahitlik ederim ki Allah'tan başka ilah yoktur ve yine şahitlik ederim ki Muhammed (asm) Allah'ın kulu ve elçisidir." sözlerine "Kelime-i Şehâdet" denir.
Şehâdet, imanın gereği ve ibadetlerin kaynağıdır. Şehâdet olmadan itikat, ibadet ve muamelat olmaz.
Şehâdeti söyleyen kimse kalbiyle de tasdik etmişse mümin olur. Şehâdet getirmeyen bir kimseden namaz kılması, oruç tutup, zekât vermesi, hacca gitmesi istenemez.
لاَ اِلهَ اِلاَّ اللّهُ diyene ne ölüm anında ne de kabirde korku ve yalnızlık yoktur.” (Taberani)

Kelime-i Şehadet İslamın birinci şartıdır

“İslam; Allah’tan başka ilah olmadığına, Muhammed’in Allah’ın Resulü olduğuna şehadet etmen, namaz kılman, zekât vermen, Ramazan orucunu tutman, eğer gitmeye gücün yeterse Kâbe’yi haccetmendir.” (Buharî)

Kelime-i Şehadet Cennet kapılarını açar

“Allah (cc) katında şehadet ederim ki; kalbinden sıdk ile Allah’tan başka ilah olmadığına ve benim Allah’ın peygamberi olduğuma şehâdet edip sonra halini düzelten herhangi bir kul ölürse mutlaka cennete gider.” (Tergib ve Terhib)
"Kimin (hayatta söylediği) en son sözüلاَ اِلهَ اِلاَّ اللّهُ olursa cennete gider.” (Kütüb-i Sitte)*
“Ümmetimden bir adam gördüm ki, Cennet kapılarına kadar geldi, fakat kapılar yüzüne kapandı. Getirdiği kelime-i şehâdetler geldi, elinden tutarak Cennete girdirdi.” (Taberanî)
*İslâm uleması, bu ve benzeri hadislerde zikredilen "لاَ اِلهَ اِلاَّ اللّهُ " tâbirinden maksadın kelime-i şehâdet olduğunu belirtirler.

Kelime-i Şehadet Cehennemi haram kılar

“Allah’tan başka ilah olmadığına ve Muhammed’in (asm) Allah’ın peygamberi olduğuna kalbi ile samimi olarak şehâdet eden her kula Allah cehennemi haram kılar.” (Buharî)
Ehl-i Sünnet akidesi, az da olsa, bir hayır yapan mü'minin, cezasını çektikten sonra cennete gideceğini kabul eder. Mü'min olarak kabre giren bir kimse ebedî olarak cehennemde kalmayacaktır. (Kütüb-i Sitte)

Kelime-i Şehadet, Efendimiz’in (asm) şefaatine vesiledir

Ebu Hureyre (ra) şöyle anlatıyor: “Hz. Peygamber’e “Ey Allah’ın Rasûlü! Kıyamet gününde şefaatinden en çok yararlanacak ve mutlu olacak olanlar kimlerdir?” diye sordum. Şöyle buyurdular:
“Kıyamet gününde şefaatimden en çok yararlanacak ve mutlu olacak olanlar ihlâsla لاَ اِلهَ اِلاَّ اللّهُ diyenlerdir.”
(Buhari)

Kelime-i Şehâdet tartıda en ağır gelen ameldir

İbn-u Amr İbni'l-As anlatıyor: "Resulullah (asm) buyurdular ki:
"Aziz ve celil olan Allah (kıyamet günü), ümmetimden bir adamı mahlûkatın üstünden seçer ve onun için doksan dokuz büyük defter açar. Her defter, gözün alabildiği kadar büyüktür. Rab Teâlâ adama sorar: "Bu defterde yazılı olanlardan bir şey inkar ediyor musun? Muhafız kâtiplerim (olmadık şeyler yazarak sana) zulmetmişler mi?" Kul:
"Ey Rabbim! Hayır! (Hepsi doğrudur!)" der. Rab Teâlâ sorar:
"(Bunları yapmada beyan edeceğin) bir özrün var mı?" Kul der:
"Hayır! Ey Rabbim!" Aziz ve celil olan Allah:
"Evet! Senin bizim yanımızda (makbul, büyük) bir de hasenen var. Bugün sana zulüm yapmayacağız!" buyurur. Hemen bir etiket çıkarılır. Üzerinde " اَشْهَدُ اَنْ لاَ اِلهَ اِلاَّ اللّهُ وَ اَشْهَدُ اَنَّ مُحَمَّداً رَسوُلُ اللّهِ " yazılıdır.
Sonra, Rab Teâlâ der: "Ağırlığını (yani amellerinin ağırlığını) hazırla!" Kul sorar:
"Ey Rabbim! Bu defterlerin yanındaki bu etiket de ne?" Rab Teâlâ der: "Sana zulmedilmeyecek! Hemen defterler Mizan'ın bir kefesine konur, etiket de diğer kefesine. Tartılırlar. Sonunda defterler hafif kalır, etiket ağır basar. Esasen Allah'ın ismi yanında hiçbir şey ağır olamaz."
(Tirmizî)

Kelime-i Şehâdet Mizan’da yedi kat yer ve gökten ağır gelecektir

“Sana لاَ اِلهَ اِلاَّ اللّهُ ” demeni tavsiye ediyorum. Çünkü bu söz terazinin bir kefesine, gökler ve yerler de diğer kefesine konsa لاَ اِلهَ اِلاَّ اللّهُ ” kefesi ağır basacaktır. Eğer yerler ve gökler onun etrafını kuşatacak olsa bu söz onları yarıp geçerek Allah’ın huzuruna varır.” (Hayatü’s Sahabe)

Kelime-i Şehâdet günah yığınlarını yıkıp târumar eder

“Ey Ebu Hureyre! Can çekişen kimseye “لاَ اِلهَ اِلاَّ اللّهُ'ı telkin et; zira لاَ اِلهَ اِلاَّ اللّهُ , günahlar yığınını yıkıp târumâr eder'.” Ebu Hureyre'nin “Ey Allah'ın Rasûlü! Bu ölüler için böyle... Peki diriler için durum nasıldır?” diye sorması üzerine de şöyle buyurur: “Diriler için, günahları daha fazla ortadan kaldırıcıdır.” (Deylemî)

Kelime-i şehâdet imanı tazeler

Ebu Hureyre der ki: ”Rasulullah ‘İmanınızı tazeleyiniz.’ buyurdu. ‘Ya Rasulullah! İmanımızı nasıl tazeleyeceğiz?’ denildi. Resulullah: ‘لاَ اِلهَ اِلاَّ اللّهُ’ ı çok söyleyiniz.“ buyurdu. (Taberanî)

Kelime-i Şehâdet beladan kurtarır

“Kimلاَ اِلهَ اِلاَّ اللّهُ derse; bu, içinde bulunduğu bela ve sıkıntıdan kendisini kurtarır” (Taberanî)

Kelime-i Şehâdet iyiliklerin en üstünüdür

Ebu Zerr (ra) şöyle anlatıyor; Hz. Peygamber’e:
“Ey Allah’ın Rasûlü! Bana tavsiyede bulununuz!” dedim.
“Bir kötülük yaptığında hemen arkasından bir iyilik yap ki onun günahını silsin!” buyurdular. Bunun üzerine;
“Ey Allah’ın Rasûlü! “لاَ اِلهَ اِلاَّ اللّهُ ” sözü de iyiliklerden sayılır mı?” diye sordum.
“O iyiliklerin en üstünüdür.” cevabını verdiler.
(Hayatüs-Sahabe)

Kelime-i Şehâdet en üstün zikirdir

“Allah'ı zikrin (anmanın) en üstünü “لاَ اِلهَ اِلاَّ اللّهُ , duaların en güzeli de “اَلْحَمْدُ لَلّه " cümleleri ile olur.” (İbn-i Mace)
Cenab-ı Hakk’ın büyüklüğünü, noksanlıklardan münezzehiyyetini, muhteşem idare ve terbiye ediciliğini en yüksek mertebede gösteren “لاَ اِلهَ اِلاَّ اللّهُ ” cümlesi olduğu için Resulullah (asm) şöyle buyurmuştur:
“Ben ve benden evvel gelen peygamberlerin en ziyade faziletli ve kıymetli sözleri, “ لاَ اِلهَ اِلاَّ اللّهُ kelâmıdır.”
(Cami’üs Sağir)
Çünkü, “Allah’tan başka ilah yoktur” cümlesi tek bir cümleden ibaret olduğu halde kainat kadar büyük ve geniş mânâları içine almaktadır. Mesela, bir meyvedeki küçücük bir sanat ve güzellik; Allah’ın varlığını ve güzelliğinin büyüklüğünü gösteren küçük bir ayna iken, “Allah’tan başka ilah yoktur” kelamı bütün Kâinattaki meyvelerin ve nimetlerin “tek elden” çıktığını bildirir. Böylece, o küçük meyvedeki güzellik, kâinat üzerindeki diğer bütün nimetlerin sanat ve güzelliğiyle birleşerek çok geniş bir ayna olurlar. Bu da Cenab-ı Hakk’ın varlığını, birliğini, güzelliğinin ve sanatkarlığının büyüklüğünü çok aşikar ve kesin bir şekilde göstermiş olur. Bu sebeple kelime-i tevhid Peygamber Efendimiz (asm) tarafından tavsiye edilmiş en üstün zikirdir.

Kelime-i Şehâdet bütün kâinatın ortak zikridir

Şu kâinatta görünen ve görünmeyen bütün tabakalar, لاَ اِلهَ اِلاَّ اللّهُ ” diyerek Allah’ın varlığını ve birliğini ilan etmektedir. Bunun en büyük göstergesi, kâinatı bölünmez bir bütün haline getiren, muhteşem yardımlaşma, benzeyiş, denklik, uygunluk ve bütün zerrelerin büyük bir intizamla Yaratıcının emrine itaat etmesidir.

Kelime-i Şehâdet en sağlam kulptur

“Ey insanlar! Sözlerin en doğrusu, Allah’ın kitabıdır. En sağlam kulp kelime-i şehadettir.” (İbn-i Asâkir ve Beyhakî)

“Kelime-i Şehâdet’i çokça söyleyin”

'Kim لاَ اِلهَ اِلاَّ اللّهُdemezse işte o, cennete girmekten imtinâ etmiş ve Allah'tan ürkerek kaçmıştır. Bu bakımdan onunla aranıza perdeler gerilmeden önce bu mübarek kelimeyi çokça söyleyin; çünkü tevhid ve ihlâs kelimesi budur. Takvâ kelimesi ve kelime-i tayyibe budur. Bu kelime hakkın dâveti ve kopmaz kulbudur. Bu kelime aynı zamanda cennetin de bedelidir'. (Buharî)

Kelime-i Şehâdet en küçük fiili en büyük fiil kadar kıymetli yapan İlahî bir şifredir

Bu cümle ile kâinattaki küçük fiiller, en büyük fiil gibi önem kazanır. Mesela, yeni doğan bir yavrunun doğduğu anda süt ile ihtiyacının karşılanması gibi küçük bir fiil, “Allah’tan başka ilah yoktur” cümlesi ile “bütün kâinatta” her an doğan “bütün yavruların” rızıkları verilerek ihtiyaçlarının karşılanması gibi büyük bir fiili insana gösterir. Bu büyük fiilde görünen kudret, rahmet, hikmet gibi isimler küçük bir fiilde de görünmüş olur ve kıymet kazanır.

Kelime-i şehâdetin iki cümlesi birbirini ispat eden bir bütün halindedir

Kelime-i şehâdetin, “Allah’tan başka ilah yoktur” cümlesi ve “Muhammed O’nun kulu ve elçisidir” cümlesi birbirinden ayrılmaz bir bütündür. İki cümle birbirini ispat eder. Çünkü;
“(Habîbim, yâ Muhammed!) De ki: “Eğer Allah’ı seviyorsanız, o hâlde bana tâbi‘ olun ki, Allah (da) sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın!” Çünki Allah, Gafûr (çok bağışlayan)dır, Rahîm (çok merhamet eden)dir.” (Al-i İmran, 31)
Ayetinden anlaşılacağı üzere Allah’ın sevgisini ve rahmetini kazanmak O’nun (cc) habibi olan Hz. Muhammed’e (asm) tabi olmak ve O’nu sevmekle olur. Zira Cenab-ı Hakk’ı sevmenin ve iman etmenin göstergesi itaat etmektir. İtaat yolları içinde en kısa, doğru ve Allah (cc)katında en makbul olan yol ise; Habibinin (asm) gösterdiği ve bizzat takip ettiği yoldur. Kaynak: http://www.sorusorcevapbul.com - Cennet Kapılarının Anahtarı: Kelime-i Şehadet

Bize Soru Sorun
Yorum Yapın
hasibetopcu "10.7.2011 17:40" tarihinde demiş ki:
ALLAH C.C emeği geçen herkezden razı olsun mükafatını yarın mahşer gününde suali kolay olsun makamı cennet olsun amiiin. HER iki cihanda RAB'bim yardımcısı olsun ALLAH RAZI OLSUN AMİİİN AMİİN AMİİİN
selin gündoğdu "19.10.2011 20:48" tarihinde demiş ki:
teşekkür ederim ödevimi sayenizde bitirdim
soner "27.2.2013 10:58" tarihinde demiş ki:
ALLAH razı olsun RABBİM hepimizi bağaşlasın.
Abdullah Şafak "26.12.2013 21:43" tarihinde demiş ki:
çok iyi bir kaynakça