" Muhtelif " Henüz yorum yapılmamış.

 

 Peygamber Efendimiz’e (asm) Salavat Getirmenin Ehemmiyeti

“Muhakkakki Allah ve melekleri, o peygambere salat ederler. Ey iman edenler! (siz de) ona salat edin ve (ona) teslimiyetle selam verin! (Ahzab, 56)

"Kim bana bir salat getirirse, Allah ona on salat (rahmet) eder, on günahı silinir, on derece de yükseltilir." (İmam Ahmed)


Hz. Peygamber (asm) bir sabah sahabilerinin yanına neşeli bir şekilde geldiler. Sahabiler “Ey Allah’ın Rasulü! Sizi bu sabah çok neşeli görüyoruz. Sebebi nedir?” diye sordular. Hz. Peygamber (asm)şöyle cevap verdiler: “Evet haklısınız. Rabb’imden bir elçi bana gelerek “Ümmetinden sana bir salavat getirene Allahu Teala on hasene yazar ve onun günahlarından on tanesini silerek on derece yükseltir. Ayrıca Allah-ü Teala ona, getirdiği salavatın bir aynını da getirir.” (İmam Ahmed, Nesai)
Hz. Ebu Bekir şöyle buyurmuştur: “Hz. Peygamber’e getirilen salavat; günahları, suyun ateşi söndürmesinden daha iyi ve daha fazla imha eder. Hz. Peygamber’e verilen selamsa köle azad etmekten daha üstündür. Aynı şekilde Hz. Peygamber’i sevmek de can bağışlamaktan ya da Allah yolunda çalınan kılıç darbelerinden daha efdaldir.” (Hayatüs Sahabe)

“Kim sabah ve akşam bana on defa salavat getirirse, Kıyamet Günü şefaatim ona ulaşır.”

(Taberani)
"Kim bana sabahladığı zaman on ve akşamladığı zaman on salat getirirse kıyamet gününde şefaatim ona ulaşır." (Taberani)
“Kıyamet günü benim yanımda insanların en evlası, bana çok salat ü selam getirenlerdir.” (Şiratül İslam)

Ezanı işitip salavat getirene Peygamber Efendimiz’in (asm) şefaati vacip olur!

"Kim nidayı (ezanı ve kameti) işittiği zaman;
لاَ اِلهَ اِلاَّ اللّهُ مُحَمَّدٌ رَسوُ لُ اللّهِ صَلىَّ اللّهُ تَعاَ لىَ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ اَللّهُمَّ رَبَّ هذِهِ لدَّعْوَةِ التآَ مَّةِ وَالصَّلاَ ةِ لقآَ ئِمَةِ اَتِ سَيِّدَناَ مُحَمَّداًنِ الْوَسيِلَةََ وَالْفَضيلَةََ وَالدَّرَجَةَ الرَّفيعَةَالْعاَلِيَةَ اِلَهىِ وَبْعَثْهُ مَقاَماً مَحْموُداً نِ الَّذىِ وَعَدْتَهُ اَميِنَ بِرَحْمَتِكَ ياَ اَرْحَمَ الرَّحِميِنَ وَالْحَمْدُلِلّهِ رَبِّ الْعاَلَميِنَ

derse kıyamet gününde şefaatim ona vacip olur." (Buhari)

“Siz müezzini (ezan okurken) işittiğiniz zaman, onun dediği gibi söyleyiniz. (Sonra) bana salat-ü selam getirin. Çünkü kim ki bana bir kez salat ederse, Allah (cc) ona on kere salat (rahmet) eder. Sonra da benden kurtuluş yolu dileyiniz. Çünkü o cennette öyle bir derecedir ki, ona ancak Allah'ın kullarından salih ve derecesi büyük olan layık olur. Kim benden kurtuluş yolu talep ederse ona şefaatim verilir.” (Nesai)

“Kim ki Cuma günü bana seksen defa salavat getirirse seksen yıllık küçük günahları affedilir.”

(Darekutni)
“Cuma günü bana çok salavat-ı şerife getirin. Çünkü melekler şehadet ederler. Bir kimse bana salat-ü selam okursa, hemen bana arzedilir.” (Şiratül İslam)
“Cuma gecesi ve Cuma günü bana çok salat-ü selam getiriniz. Çünkü gece ile gündüz sizin salat-ü selamınızı bana ulaştırırlar. Yer peygamberlerin cesetlerini çürütmez. Hiçbir Müslüman yoktur ki, bana salat-ü selam getirsin de onu bir melek yüklenip bana ulaştırmasın ve o kimsenin ismini bana söylemesin. Hatta melek, ‘falan şöyle şöyle diyor’ der.” (İbn-i Şihab)

"Her kim bana salat-ü selam ederse benim ona salat-ü selamını iade etmem (vermem) için Allah (cc)bana ruhumu iade eder, bende ona selam veririm."

(Ebu Davud)
Hz. Enes (ra) anlatıyor: "Resulullah (asm) buyurdular ki: "Bana bir mü'min selam verdi mi, kendisine mukabele etmem için Allah (cc) ruhumu bedenime iade eder. Ben de mutlaka selama mukabele ederim." (Ebu Davud, Menasik )
“Yeryüzünde Allah Teala Hazretlerinin seyyah melekleri vardır. Ümmetimin selamını bana ulaştırırlar.” (Ebu Davud)
"Allah kabrime bir melek görevlendirdi ve ona bütün mahlukatın sesini işitme kabiliyyetini verdi. Kıyamete kadar kim bana salat-ü selam getirirse, onun ve babasının ismini de söyleyerek, falan oğlu falan sana salat ediyor diye bana bildirir." (Bezzar)
“Benim kabrimi bayram (ziyaretliği) edinmeyin. Evlerinizi de kabristan yapmayın. (Hiç salat-ü selam getirmemekle) nerede olursanız olun bana salat-ü selam getiriniz. Zira siz nerede olursanız olun, sizin salat-ü selamınız bana ulaşır.” (Şifa-i Şerif)
“Kabrimin yanında bana salavat getirenin sesini işitirim. Uzakta bana salavat getirenin salavatı ise bana ulaştırılır.” (Beyhaki)

"Her kim bana salat-ü selam ederse benim ona salat-ü selamını iade etmem (vermem) için Allah bana ruhumu iade eder, bende ona selam veririm."

(Ebu Davud)
Hz. Ömer şöyle buyurmuştur: “Yapılan dua yer ile gök arasında durur ve Hz. Peygamber’e salavat getirilmedikçe de bir tek kelimesi dahi Allah’a ulaşamaz.” (Hayatüs Sahabe)
"Sizden biri dua edeceği zaman, noksan sıfatlardan münezzeh olan Rabbine hamdü sena ile başlasın. Sonra Nebi’ye (asm) salat etsin, sonra dilediği duayı etsin." (Ebu Davud, Tirmizi)

“Peygambere salavat getirilinceye kadar her dua kabul edilmeden bekletilir.”

(Deylemi)
"Peygamber'e (asm) salat getirinceye kadar her dua sema ile arz arasında durdurulur. Salat getirilince (Allah’a) yükselir." (Tirmizi, Deylemi)
“(Her şeyden önce olmama rağmen), beni hayvana binen kimsenin (arkasına astığı) su kabı gibi kılmayın. Çünkü, hayvana binen, su kabını doldurur, yükünü hayvana yükler, sonra su kabını semerin arkasına bağlar. Susadığı zaman, sudan içer. Veya abdest almak icab ettiğinde, abdest alır. Su içmeye, abdest almaya, ihtiyaç hissetmediğinde ise, suyu döker (beni böyle mütalaa etmeyiniz). Fakat, duanın evvelinde, ortasında ve sonunda bana salat-ü selam getirmek suretiyle beni yadediniz.” (İmam Bezzar)

Salavat getirmek tüm isteklere kifayet eder

Übey b. Kab’dan (ra) : Peygamberimiz’e (asm) "Ya Resulallah! Ben senin üzerine çok salat getiriyorum. Duamın ne kadarını size tahsis edeyim?" dedim. O da;
"Dilediğin kadarını" buyurdu. Bende "dörtte biri" dedim. O da;
"Dilediğin kadar. Artırırsan daha iyi olur" dedi. Ben "yarısı" dedim. O da;
"Dilediğin kadar. Artırırsan daha iyi olur."dedi. Ben de "dörtte üçü" dedim. O da;
"Dilediğin kadar. Artırırsan daha iyi olur."dedi. Ben de "duamın hepsini (salata tahsis ederek) yapacağım" dedim. O da o zaman isteğine kifayet eder ve günahların da affedilir" buyurdu.
(Ahmed, Taberani)

Salavat getiren kimse için melekler istiğfar eder

“Bir kul bana salavat getirdiği sürece melekler de onun için istiğfar ederler. Artık kul bunu ister az yapsın, ister çok.” (İmam Ahmed)

Salavat sırat köprüsünde kurtarıcıdır

“Ben akşam rüyada hayret verici bir şey gördüm.
…. Ümmetimden bir adam gördüm ki, Sırat Köprüsünde sürünerek ve emekleyerek yol almaya çalışıyordu. Bana getirdiği salavatlar geldi, elinden tutarak ayağa kaldırdı. Böylece Sırat’ı geçti. ….”
(Taberani)

Salavat getirmek berekete sebeptir

“Bana salavat getirin. Çünkü bana getirdiğiniz salavatlar berekete sebeptir.” (İbn-i Ebi Şeybe)

Salavat getirmek Allah'ın merhametini celbeder

“Bana salavat getiriniz ki Allah da size merhamet etsin.” (İbn-i Adiyy)

Salavat getiren Uhud dağı kadar sevap kazanır

“Bana salavat getirene Allah (cc) bir kîrat sevap yazar. Kîrat ise Uhud dağı kadardır.” (Abdürrezzak)

Kulağı çınlayan kimse salavat getirsin

“Birinizin kulağı çınladığında beni hatırlayıp bana salavat getirsin ve şöyle desin: “Allah’ım beni hayırla ananı Sen de an.” (Taberani)

Tarihten salavata dair bir misal;

Sultan Mahmud Gaznevi, Muhammed adındaki hizmetçisine her defasında çok sevdiği bu Muhammed adıyla hitap ettiği halde bir defa da babasının ismiyle hitap eder. Buna üzülen hizmetçi, neden çok sevdiği güzel ismiyle değil de babasının ismiyle çağırdığını sorunca Sultan’dan şu cevabı alır:
“Ben her defa abdestli bulunuyor, o yüce ismi abdestle söylüyordum. Bu defa abdestim yok! O mübarek ismi abdestsiz ağzıma almaktan utandım!
Mübarek ismi duyduğu halde gönlü kıpırdamayan salavat tembellerine ithaf olunur. Kaynak: http://www.sorusorcevapbul.com - Peygamber Efendimiz’e (asm) Salavat Getirmenin Ehemmiyeti

Bize Soru Sorun
Yorum Yapın

1430 - 1438 © www.SoruSorCevapBul.com