" Muhtelif " 1 yorum

 

 Selam Adabı

Selam almanın ve vermenin adabı nasıldır? Kimlere selam verilmemelidir? Kimler selamı almakla mükellef değildir?

“Binekli yürüyene, yürüyen oturana, az çoğa selam verir.” (Buhari)

“Sünnet olan yürüyenin oturana, binek üzerinde bulunanın yürüyene, atlının merkebe binene, küçüğün büyüğe, azın çoğa selam vermesidir. İki kişi karşılaşınca ikisi de hemen selam vermeye girişirler. İmam-ı Âzam dan rivâyet edilmiştir ki, selam alan sesini pek yükseltmez.” (Elmalılı Hamdi Yazır)

“Selam vermeden söze başlayan kimseye selam verinceye kadar cevap vermeyin.” (Taberani)

“Kelede İbnu Hanbel (ra) anlatıyor: "Safvân İbnu Ümeyye (ra) benimle, Resulullah’a (asm) süt, ağız ve bir miktar salatalık gönderdi. Aleyhissalâtu vesselâm o sırada Mekke'nin yukarısında idi. İzin istemeden selam vermeden huzuruna girdim. Bana:"Dön, esselâmu aleyküm, gireyim mi? de!" buyurdu. Ben de öyle yaptım.” (Tirmizî, Ebu Davud)

“Selam konuşmaktan önce gelir.” (Tirmizi)
“Peygamber (asm), ashabıyla buluştuğu zaman onlara selam vermeden musafaha etmezdi.” (Taberani)

Anlık bir ayrılık dahi selamın tekrarlanmasını gerekli kılar

“Kim kardeşiyle karşılaşırsa, ona selam versin. Eğer aralarına bir ağaç yahut bir duvar engel olur da, sonra ona karşı çıkarsa, yine ona selam versin.” (Ebu Davud)

Selam duyulana kadar tekrarlanmalıdır

“Hz. Peygamber (asm) bir şey söylediğinde, anlaşılana değin, üç defa tekrar ederdi. Bir topluluğa gelip selam verdiğinde de (duyulana kadar) üç defa selam verirdi.” (Buhari)

Selamı ilk veren Allah'a daha yakındır

Allah Rasulüne; “Yâ Rasulallah! Yolda karşılaşan iki kişiden hangisi selamı önce verir?” diye soruldu. Allah Rasülü; “Selamı ilk veren Allah’a ötekinden daha yakındır.” buyurdu. (Tirmizi)
“Allah’a en makbul insan karşılaşmada selama önce davranandır.” (Ebu Davud, Tirmizi)

Bir meclisten kalkarken selam verilmelidir

“Biriniz bir meclise gelince selam versin. Kalkmak isteyince de selam versin. Birinci selam sonuncudan evla değildir (İkisi de aynı ölçüde ehemmiyetlidir).” (Tirmizi,Ebu Davud)
“Bir topluluğa rastlayan kişi gibi, bir topluluktan ayrılan kişinin selam vermesi kendisine borçtur.” (Ahmed)

Selam her zaman çoğul olarak verilmelidir

“Selam veren, bir kişiye dahi selam verse, çoğul edatı ile vermelidir. Selama karşılık veren de, aynı şekilde çoğul edatı ile selam vermelidir. Zira, selam veren ve alan yalnız değildir.” (B.Arifin)

Müslümanın selamı Yahudi ve Hristiyanların selamına benzememelidir

“Yahudi ve Hristiyanlara benzemeyin! Çünkü Yahudilerin selamı, parmaklarla işarettir. Hristiyanların selamı da avuçlarla işarettir.” (Tirmizi)
“Yahudilerin selam verişi gibi selam vermeyiniz. Onların selamı başlarla ve ellerledir.” (Nesai)
Yalnız el veya baş işareti yaparak, selam sözünü ifade etmenin caiz olmadığı bu hadis-i şeriften anlaşılmaktadır. Selam telaffuz edilmekle beraber, elle işarette bulunulursa, bunda da bir mahzur olmadığı rivayet edilmiştir. İşittiremeyecek kadar uzakta veya mahzurlu bir halde bulunan yine el işareti yaparak selam vermesinde bir beis yoktur. (Ahlak Hadisleri)

Şu kimseler selama karşılık vermekle mükellef değildir

:
• Kur'ân-ı Kerim okuyan,
• Hadis-i şerif rivayet eden,
• İlmi müzakerede bulunan,
• Ezan okuyan,
• Kamet getiren kimse, verilen selama cevap vermekle mükellef değildir. (Nesefi)

Şu kimselere selam vermek uygun değildir

:
• Açıktan açığa fisk u fücur işleyene,
• Şarkı-türkü söyleyene,
• Güvercin uçuranlara,
• Oyun oynayanlara,
• Abdest bozan kimseye,
• Hamamda veya diğer bir yerde çıplak bulunana selam verilmez. (Tarikat-ı Muhammediye - Elmalılı Hamdi Yazır)

Abdest alan kişi, verilen selama abdesti bitince karşılık vermelidir

Ashaptan biri şunu anlatıyor;
“Ben Hz. Peygamber’a (asm) abdest alırken selam verdim. Fakat o abdestini bitirene kadar selamıma karşılık vermedi. Sonra mukabelede bulunarak şöyle dedi:
“Selamına mukabelede bulunmama abdest mani değildir. Ancak abdestsiz Allah’ı anmaktan hoşlanmadım. (Ebu Davud)

Ölülere verilen selam ile dirilere verilen arasında bir fark yoktur

Ebû Hüreyre'den (ra) rivayetle;
Resulullah (asm) bir gün mezarlığa gitti. Varınca:
"Esselamu aleyküm dare kavm-i mü'minîn (Selam size olsun Ey Mü'minler evinin ahalisi)” diye selam verdi ve ilave etti: "Biz de inşaallah size iltihak edeceğiz." (Ebu Davud)

Efendimiz (asm) çocuklara da selam verirdi

Hz. Enes'in (ra) anlattığına göre, kendisi bir grup çocuğa uğrar ve onlara selam verir. Yanındakilere de şu açıklamayı yapar: "Resulullah (asm) böyle yapardı!" (Buhârî, Müslim)
Hristiyan ve Yahudilerle karşılaşınca, onlardan önce selam verilmemelidir
“Hıristiyan ve Yahudilerle karşılaşınca önce siz selam vermeyin, (onlar size versinler, siz mukabele edin). Bir yolda onlarla karşılaşınca, (kenardan geçmeleri için) yolu onlara daraltın.” (Müslim, Ebu Davud, Müslim) Kaynak: http://www.sorusorcevapbul.com - Selam Adabı

Bize Soru Sorun
Yorum Yapın
cihancan "13.7.2011 12:11" tarihinde demiş ki:
cokguzel birsite

1430 - 1438 © www.SoruSorCevapBul.com