" Muhtelif " Henüz yorum yapılmamış.

 

 “Selam”ın Ehemmiyeti

“Selam, Allah Teâlâ'nın güzel isimlerindendir. Kurân'da on iki yerde Allah Teâlâ mümine selam vermiştir.” (Elmalı Hamdi Yazır)

Selam alan ümmetin en hayırlılarındandır

“En hayırlınız yemek yediren ve verilen selamı alandır.” (Ebu Yala, Hakim)

Selamı almak Müslüman’ın diğer Müslüman üzerindeki haklarındandır

“Bir müslümanın diğer Müslüman üzerinde beş hakkı vardır:
Verilen selamı almak,
Hastayı ziyaret etmek,
Cenazelerine katılıp kabre götürmek,
Yapılan davete katılmak,
Aksırdığında ‘elhamdülillah’ diyen kimseye ‘Allah rahmet etsin’ diye dua etmektir.”
(Buhari, Müslim, İbni Mace)
Tîbî selam vermedeki hikmetleri şöyle açıklar:
• Karşılaşanların birbirlerinden duyacakları korkuyu izale,
• Mü'minin hâline muvafık olan tevazu,
• Ta'zim ... Zira selamla ya sevgisini kazanmak düşünülür, ya da istenmeyen bir durumun bertaraf edilmesi.
(Kütüb-i Sitte)

Selam Allah'ın isimlerinden bir isimdir

“Selam, Allah-ü Teala’nın isimlerinden bir isimdir ki, onu Allah (cc)(selamlaşmak için) yeryüzüne koymuştur; o halde aranızda selamı yayınız.” (İmam Ahmed)
“Selam Allah’ın isimlerinden büyük bir isimdir. Onu kulları arasına bir teminat vesilesi kılmıştır. Dolayısıyla Müslüman, Müslüman’a selam verince artık selam verdiği kimseyi hayrın dışında bir şeyle anması haramdır.” (Deylemi)

Selam Allah'ı razı eden bir ameldir

“Selamı yayınız. Çünkü o, Allah’ı razı eden bir ameldir.” (Taberani, İbn-i Adiyy)
“Allah’a en makbûl insan, karşılaşmada selama önce davranandır.” (Ebu Davud, Tirmizi)

Selam müminler arasındaki muhabbeti arttırır

“Mü'min olabilmek için, birbirinizi sevin. Birbirinizi sevmek için de selamlaşmak şarttır.” (Müslim)
“Siz iman etmedikçe, cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olmazsınız. Size bir şey göstereyim mi? Onu yaptığınız zaman, birbirinizi sevmiş olursunuz: aranızda selamı yayınız.” (Müslim)

Selam vermek islamın en hayırlı amellerindendir

Resulullah'a: "İslam'ın hangi ameli daha hayırlı?" diye sorulmuştu. "Yemek yedirmen, tanıdığın ve tanımadığın herkese selam vermen" diye cevap verdi. (Ebu Davud)
"Biriniz bir meclise gelince selam versin. Kalkmak isteyince de selam versin. Birinci selam sonuncudan evla değildir (İkisi de aynı ölçüde ehemmiyetlidir).” (Tirmizi, Ebu Davud)

Çok selam vermek fazileti arttırır

Hz. Ömer’den rivayet edildiğine göre, şöyle demiştir: “(Bir hayvan üzerinde ettiğimiz yolculukta) ben, Ebu Bekir’in terkisinde idim. Rast geldiği insanlara Esselamü Aleyküm deyince, onlar: Esselamü Aleyküm Ve Rahmetullah diyorlardı. (Ebu Bekir): Esselamü Aleyküm Ve Rahmetullah deyince, onlar: Esselamü Aleykum ve Rahmetullahi Ve Berakatüh diyorlardı. Nihayet Ebu Bekir şöyle dedi: Bugün insanlar, çok fazlasıyla bizi faziletçe geçtiler.” (Buhari)

Selam veren kibirden uzaktır

“Selamı önce veren kişi kibirden uzaktır.” (Beyhaki)

Selam vermeyen kişi cimridir

“İnsanlar selam vermemekle cimriliğin doruğuna ulaşırlar.” (Ebu Nuaym)
“İnsanların en cimrisi selam vermede cimri davranan, insanların en acizi de dua etmekte acizlik gösterendir.” (Ebu Ya’la)

Allah’ın bereketiyle gelen bir selamdan daha büyük bir hediye yoktur

Eş’as b. Kays ile Cerir b. Abdillah el Beceli, Medayin taraflarında bir kalede bulunan Selmani Farisi’nin yanına gittiler. Huzuruna girdiklerinde selam vererek:
“Selmani Farisi sen misin?” dediler. O: “Evet “ dedi. Bunun üzerine bu iki kişi:
“Sen Hz. Peygamber’in sahabisi misin?” dediler. Selman’ın “Bunu henüz bilmiyorum” demesi üzerine onlar, onun aradıkları kişi olup olmadığında şüpheye düşerek:
“Belki de bu kişi bizim aradığımız Selman değildir.” dediler. O zaman Selman:
“Evet sizin aradığınız Selman benim. Hz. Peygamber’i gördüm ve onunla oturdum. Ancak onun gerçek sahabisi olup olmadığımı da bilmiyorum. Söyleyin bakalım ne istiyorsunuz?” buyurdu. O ikisi:
“Şam’da bulunan bir kardeşinin yanından geliyoruz” dediler. Selman “Kast ettiğiniz kimdir?” diye sordu:
“Ebu’d-Derda’dır” karşılığını verdiler. Selman:
“Peki, sizinle birlikte bana göndermiş olduğu hediye nerededir?” dedi. Onlarsa:
“Bizimle birlikte herhangi bir hediye göndermedi” dediler. Ama Selman onlara:
“Allah'tan korkunuz ve emaneti yerine getiriniz! Çünkü onun bana gönderdiği her elçi mutlaka bir hediye ile gelir” buyurdu. Bu olanlardan bir şey anlamayan Eş’as ile Cerir:
“Tekrar ediyoruz ki bizimle birlikte hiçbir hediye yollamamıştır. Hem senin niçin böyle yaptığını bilmiyoruz ama eğer istersen yanımızda çok malımız vardır: onlardan dilediğin kadar al!” dediler. Selman ise:
“Ben sizin malınızı istemiyorum. Ben sizinle birlikte bana gönderilen hediyemi istiyorum” dedi. Bunun üzerine ikisi:
“Allah’a yemin ederek söylüyoruz ki Ebu’d-Derda bizimle birlikte sana hiçbir şey göndermedi. Ancak bizi uğurlarken “Gideceğiniz yerde öyle birisi vardır ki Hz. Peygamber onun sohbetini hiç kimseninkine değişmezdi. Onu gördüğünüzde kendisine benden selam söyleyiniz.” demişti.” dediler. O zaman Selman-i Farisi şöyle buyurdu:
“İşte benim sizden istediğim hediye buydu. Allah’ın bereketiyle gelen bir selamdan daha büyük bir hediye olur mu?”
(Taberani)

Selam almak yolların hakkındandır

Ebu Said el-Hudrî dan (ra), “Hz. Peygamber (asm); “Yollarda oturmaktan sakınınız.” buyurdu. Oradakiler;
“Bizim için bu gereklidir, çünkü yollar toplantı yerlerimizdir. Buralarda, (işlerimizi) konuşuruz” dediler. Hz. Peygamber (asm);
“Mutlaka oturmak istiyorsanız, o halde yolların hakkını veriniz” buyurdu.
“Yolun hakkı nedir?” dediler.
“Gözü aşağı indirmek (yere bakmak, haramlara bakmamak), eziyet vermemek, selam almak, iyiliği emredip kötülükten alıkoymak…” buyurdu.
(Buhari) Kaynak: http://www.sorusorcevapbul.com - “Selam”ın Ehemmiyeti

Bize Soru Sorun
Yorum Yapın

1430 - 1438 © www.SoruSorCevapBul.com