" Hadis " Henüz yorum yapılmamış.

 

 “Âlimler değişik fetvalar verseler de fetvayı nefsinden al” diye bir hadis var mıdır?

“Âlimler sana fetva vermiş olsa bile fetvayı nefsinden al” diye bir hadis var mıdır? Her konuda kişi nefsine mi müracaat etmelidir? Nefislerin iyiyi ve kötüyü ayırt etmesi gibi bir durum her insanda söz konusu olabilir mi?

Cevap:

Peygamber Efendimiz (asm):
“Fetva verenler sana fetva vermiş olsa bile, nefsine bir sor, fetvayı nefsinden al.” buyurmaktadır.
Münavi; Bu nefsin, (nefs-i emare değil, Rabbinin emir ve yasaklarından razı olmuş) “nefs-i mutmainne” olduğunu bu nefsin hak ile batılı sıdkla kizbi tefrik edip ayıran bir nur olduğunu söyler. Resulullah (asm) bu tavsiyeyi Ashab-ı Kiram’dan Vabısa’ya (ra) yapmıştır. O’nun bu vasıflarda bir şahsiyet olduğu belirtilir.
Münavi der ki: “Nefsin akıbeti iyi veya kötü olan şeyi hissedecek bir şuuru vardır” yani bir bakıma tamamen tefessüh etmedikçe fıtratı tamamen bozulmadıkça, iyiyi ve kötüyü hissedip iyiye iyi kötüye kötü diyebilecek bir cihazın her vicdanda bulunduğu kabul edilmektedir. Bu cihaz Vabısa (ra) gibi bazılarında hassastır, faaldir. Bazılarında ise sönmüştür, paslanmıştır, aktif değildir. Nefs-i emmarenin galebe çaldığı her şeyi egosentrik gözle değerlendiren insanların derinlerinden gelen sese nasıl güvenilebilir, bu ses hakiki fıtri vicdandan mı yoksa nefisten mi geliyor nasıl ayırt edebilir?
İşte bu sebeple şarihler umumiyetle bu hükmün Hz. Vabısa ile alakalı olduğunu genelleştirilemeyeceğini söylemişlerdir. Vabısa’dan (ra) başkası için de olabilme ihtimali üzerinde duranlar:
“Hadis, Allah’ın kalplerini yakîn nuruyla parlattığı bu sebeple başkasına, şer’i delile dayanmaksızın sırf sezgi veya meyil ile fetva verenler hakkındadır” demiştir. Aksi takdirde: “Şer’i delile dayanarak verilen fetvaya gönlünden tasvib gelmese de uyması gerekir” derler.
Müftülerin fetvası karşısında ihtiyatlı olmayı gerektiren bir sebep, Hüccet’ül İslam tarafından özetle şöyle açıklanmıştır:
“Müçtehidler ve onların mukallidleri hükümlerini (nefsülemre göre değil) kendilerine zahir olan delillere göre verirler. Bundan dolayı fetvadan sonra verâ sahiplerine bir de: “Onlar sana fetva vermiş de olsa kalbine de danış” denir. Çünkü günahın kalpte hâsıl ettiği titremeler vardır. Mesela (dava sonunda haklı çıkıp, ihtilaflı) malı kabzeden bir kimse içinde bir titreme duyuyorsa Allah’tan korkması gerekir. O malı zahiri delillerle kendisine hükmeden âlimlerin fetvasına dayanarak helal addetmemelidir. Çünkü onları fetvayı öyle vermeye zorlayan bir kısım zaruri kayıtlar tahminler vardır. Şüpheleri aşmak ve çekinmek dindarların hali ve ahiret yolcularının âdetidir. (Kütüb-i Sitte) Kaynak: http://www.sorusorcevapbul.com - “Âlimler değişik fetvalar verseler de fetvayı nefsinden al” diye bir hadis var mıdır?

Bize Soru Sorun
Yorum Yapın

1430 - 1438 © www.SoruSorCevapBul.com