" Kitaplar " Henüz yorum yapılmamış.

 

 Kâ'b el-Ahbâr'ın elindeki tahrif olmamış Tevrat hakkında bilgi verir misiniz?

Selamün aleyküm hocam Peygamberimizin (asm) döneminde Kâ'b el-Ahbar adında bir yahudi aliminde tahrif olmamış tevrat olduğu söyleniyor. Ölürkende imha etmiş bu doğru mudur? İslamiyetle pek ilgili değil ama merak ettim hocam. Allah'a emanet olun.

Cevap:

Değerli Kardeşimiz;

Kâ'b el-Ahbâr, Hz. Ömer ve Suheyb-i Rûmî gibi sahâbîlerden hadis rivayet etmiş, Resûl-i Ekrem'den mürsel olarak rivayette bulunmuştur. Sahâbîlerden Hz. Ömer Abdullah b. Ömer, Abdullah b. Abbas, Abdullah b. Zübeyr, Ebû Hüreyre ve Muâviye b. Ebû Süfyân kendisinden faydalanmış, Hz. Ömer'in iki azatlısı Eslern ve Ebû Râfi' es-Sâiğ ile Mâlik b. Âmir, Saîd b. Müseyyeb, Atâ b. Yesârve Kâ'b'ın üvey oğulları Tübey el-Himyerî ile Nevf b. Fedâle gibi tabiîler de ondan rivayette bulunmuştur. Rivayetleri Mâlik'in Muvattası, Dârimî, Ebû Dâvûd, Tîrmizî ve Nesâî'nin es-Sünen'lerinde yer alan Kâ'b el-Ahbâr'ın ilk zamanlar kıssa anlattığı, ancak devlet başkanı tarafından görevlendirilmeyen kişilerin kıssa anlatmasını yasaklayan hadisi duyunca bundan vazgeçtiği, Muâviye'nin izin vermesi üzerine de bu işe tekrar başladığı belirtilmektedir. Zehebî onun Şahîh-i Buhârî'de rivayeti bulunduğuna işaret etmiş ancak İbn Hacer el-Askalânî bunun doğru olmadığını, söz konusu rivayetin metninde Kâ'b'ın adı geçse de Muâviye b. Ebû Süfyân'a ait bir değerlendirmenin yer aldığı bu rivayetin Kâ'b'dan gelmediğini belirtmiştir.
Zehebî, Kâ'b'ın elinde Tevrat'ın tahrif edilmemiş bir nüshası bulunduğu için yahudilere ait kitapları ve bu kitaplardaki sahih ve uydurma haberleri iyi tanıdığını söylemekte Ebû Nuaym el-İsfahânîde Kâ'b'ın babasından kalan ve tahrif edilmemiş olduğu söylenen yegâne Tevrat nüshasından özellikle son peygambere inanmanın gereğine ve onun ümmetinin faziletine dair geniş iktibaslar yapmaktadır. Ayrıca Kâ'b'ın ölümünden bir müddet önce imha ettiği bu nüshaya dayanarak yaptığı Kur'an âyetleriyle ilgili bazı yorumların hadislere uygunluğunu gören sahabenin onu tasvip ettiğine dair haberler rivayet edilmiştir. Kâ'b el-Ahbâr Humus'a yerleşmiş. Bizanslılarla yapılan savaşlara katılmış ve 32 (652-53) yılında burada vefat etmiştir. Ölüm tarihinin 34 veya 35 olduğu, Dımaşk'ta ölüp Bâbüssagir Kabristanı'na defnedildiği de zikredilmiştir.
Kâ'b el-Ahbâr'ın güvenilirliği konusu tartışılmıştır. Onun verdiği bilgilere Hz. Ömer'in ilgi gösterdiği, kendisinden öğüt istediği ve tavsiyelerine uyduğu rivayet edilmiş ancak bazı şeyleri nakletmekten vazgeçmediği takdirde kendisini Medine'den süreceğini söylediği belirtilmiştir. İbn Mes'ûd, rivayetlerinde yer alan gerçek dışı hususlar sebebiyle onu eleştirmiş sahabe arasında Kâ'b'ın rivayetlerine karşı olumsuz tutum ortaya koyan başka isimlerin de bulunduğu zikredilmiştir.
Öte yandan Kâ'b el-Ahbâr'ı İbn Hibbân eş-Şikâ’a kaydetmiş. Nevevî, çok bilgili bir âlim olduğuna dair Ebü'd-Derdâ’nın görüşünü zikrettikten sonra geniş bilgisi ve sika kişiliği üzerinde ittifak bulunduğunu söylemiştir. İbn Asâkir ve Ebû Nuaym gibi müelliflerin, eserlerinde ona genişçe yer vermelerinin de kendisine duydukları güvenle açıklanması mümkündür. Zehebî ve İbn Hacer gibi nisbeten müteahhir sayılan muhaddisler Kâ'b'ın biyografisini incelerken kendisini cerhedici bir beyanda bulunmamış, Zehebî ayrıca engin bilgisine ve dindar kişiliğine işaret etmiştir. Zayıf ve metruk râvilerin biyografilerine dair eserlerde kendisine yer verilmemiş olması da Kâ'b'ın lehinde bir husus olarak değerlendirilebilir.
Kâ'b. İsrâiliyat'a dair rivayetleri ve bazı sahâbîlerin onun hakkındaki beyanları dikkate alınarak çağdaş bazı müellifler tarafından eleştirilmiştir. M. Reşîd Rızâ Kâ'b'ın bu tür rivayetleri İslâm'a soktuğundan söz ederken kulluk tezahürlerinde de samimi olmadığını söyleyecek kadar ileri gitmiş ve onun bu tarafının pek çok hadisçiye gizli kaldığını ileri sürmüş Kâ'b'l sika kabul eden âlimleri yanılıp aldanmakla suçlamıştır. Reşîd Rızâ'nın bu yaklaşımını Ahmed Emin ve Ebû Reyye gibi müellifler daha da ileri götürmüş, bu eleştirilere yapılan karşı eleştirilerle tartışma günümüzde de önemini korumuş ve Kâ'b'ı bu eleştirilere karşı savunanlar da olmuştur.
Bu değerlendirmeler dikkate alındığında bazı sahâbîlerin kendisinden rivayette bulunduğu. Müslümanlığı kabul edişindeki samimiyetine gölge düşürecek herhangi bir değerlendirme yapmayan bir kişinin, kasıtlı olarak dine yanlış şeyler sokmaya çalışan ve dini tahrip etmek isteyen bir ajan gibi gösterilmesi kabul edilebilir bir husus olarak görünmemektedir. Ashaptan sonraki nesillerde bu tür bir suçlamayı teyit edecek herhangi bir görüş ortaya konmamıştır. Bazı sahâbîlerin onu eleştiren sözlerini veya ona yalan isnad etmelerini bir râvi olarak gerçek dışı şeyler uydurduğu şeklinde anlamak yerine, naklettiği bazı İsrâilî rivayetlerin gerçeklerle bağdaşmayan bilgiler olduğunu ileri sürmeleri anlamında değerlendirmek daha uygundur. Bu durum, onun dinde samimiyetsizliğini değil İsrâiliyat türünden yaptığı rivayetlerin dikkatle irdelenmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Nitekim Buhârî gibi bir hadis otoritesinin Muâviye b. Ebû Süfyân'dan naklettiği ifade bir taraftan Kâ'b'ın güvenilir kişiliğine işaret ederken diğer taraftan cerh ve ta'dîl açısından rivayetlerinin tamamen sorunsuz olmadığını göstermektedir. Buna göre Muâviye, Kâ'b'ın Ehl-i kitap'tan rivayette bulunanların en güvenilir olduğunu söylemiş, ancak rivayetlerinin, içinde bulunması muhtemel gerçek dışı şeyler açısından incelenmesi gerektiğine dikkat çekmiştir.
(Diyanet İslam Ansiklopedisi C. XXVI )
Allah’a emanet olunuz. Kaynak: http://www.sorusorcevapbul.com - Kâ'b el-Ahbâr'ın elindeki tahrif olmamış Tevrat hakkında bilgi verir misiniz?

Bize Soru Sorun
Yorum Yapın

1430 - 1438 © www.SoruSorCevapBul.com