Hadislerin günümüze kadar güvenilir bir şekilde geldiğini nasıl anlayabiliriz?

Yalan söylemek münafıklık alameti midir?

İnsanın kendi kaderini kendi çizdiği söyleniyor, bu doğru mu?

Peygamber Efendimiz'e neden Muhammed ismi verildi?

Tevbemizin kabulü için neler yapmalıyız?

Allah'ın ahlakı ile ahlaklanmak ne demektir?

Bilim ve teknoloji Kur'an'la bağdaşır mı?

Ahiret âlemi nasıldır?

Şu teknoloji çağında yeni bir peygabere ihtiyaç yok mu?

Melekler nerede yaşıyorlar?

Hediyeleşmek bize neler kazandırır?

Kötülükler öfkelenmemiz için bahane olabilir mi?

Cenab-ı Hakk'ın şehitlere vaad ettikleri...

İnsan nefsini nasıl terbiye edebilir?

Yılbaşını kutlamak caiz midir?

Muharrem ayının ehemmiyeti nedir?

Cenab-ı Hak katında insanların en cimrisi kimdir?

Aşûra orucunu tutmak vacip midir?

Hicrî takvim nedir?

Aşûra günü aşure pişirmek caiz midir?

Namazdaki hareketler ne manaya gelir?

İnsan neden yaratıldı?

Madem ‘O’ var öyleyse her şey var!

İnsanın ahireti merak etmemesi normal midir?

Farklı salavatlar öğrenmeye ne dersiniz?

Kuran'ı diğer semavi kitaplardan üstün kılan nedir?

Cömertliğin mertebeleri nelerdir?

Kurban Bayramının sünnetleri nelerdir?

Sıla-i rahim ne demektir?

Kimler kurban kesmelidir?

Kurban Bayramının ilk gecesi nasıl değerlendirilmelidir?

Arefe gününün fazilet ve önemi

Zilhicce oruçlarının fazileti nedir?

Peygamber Efendimiz (asm) bayramı nasıl geçirirdi?

Haccın önemi nedir? Müslümanlar niçin hac yapar?

Anne - babaya karşı gelmenin hükmü nedir?

Ahiret'te hangi dili konuşacağız?

Kendi kendine oluşum mümkün müdür?

Melekleri gözümüzle neden göremiyoruz?

Kaza oruçları altı gün oruçları yerine geçer mi?

Bela ve musibetler neden gelir?

Bayramın Allah katındaki kıymeti nedir?

İslamiyet'teki dini bayramlar nelerdir?

İtikafa girmenin mükafatı nedir?

Ramazan-ı Şerif özel sayfası..

Kadir Gecesi özel sayfası...

Ayrı ayrı her bir Ramazan gecesinde teravihin fazileti

Allah niçin kullarının aç kalmasını istiyor?

Gıybetin Kaybettirdikleri...

Berat Gecesi Özel Dosyası

Kainatta ne kadar melek vardır?

Mirac özel dosyası...

Miraç mucizesi neden gerçekleşti?

Miraç meselesinin ispatı var mıdır?

Seçilmiş Aylar: "Şuhûr-u Selâse"

Miraç mucizesi ruh ve beden ile mi gerçekleşti?

Recep Ayı Allah'ın ayıdır!

Kur'an için ne dediler?

Kaderimde günahkar olmak varsa benim suçum ne?

Allah niçin kadın peygamber göndermedi?

"Yokluğu" ispat etmek mümkün müdür?

Neden salavat getirmeliyim?

Allah'ın bizim ibadetimize ihtiyacı mı var?

Kullanıcı Adı
Şifre
e-mail

Isminiz
Kullanici Adı
E-Posta
Şifre
Şifre Tekrar
İrtibatMesajınız
Adınız
E-Posta
Konu
Sorunuzun Başlığı
Sorunuz
Kullanıcı Adı
Şifre

Soru

Yazdır Arkadaşına gönder Takip ettiğim konulara ekle
29.06.2009
Kur'ân da diğer semavi kitaplar gibi değiştirilmiş olamaz mı?

Cevap
29.06.2009

Hz. Muhammed (asm) Kur’an ayetlerinin yayılmasını bizzat kendi kontrolünde tutmuştur

Hz. Muhammed (asm), vahyin gelişinden hemen sonra yazı yazmayı bilen bir kısım sahabelerine, inen ayetleri mutlaka yazdırıyordu.

Hz. Muhammed (asm), vahyi yazdırdıktan sonra ayetleri tekrar ettiriyor herhangi bir yanlışlık bulunursa düzeltiyordu.

Hz. Muhammed (asm), vahyi yazana “yazdığını çoğalt ve müminlere dağıt” diye emrediyordu. Kur'an ayetleri bu yöntemle müminlere ulaştırılıyordu.

Hz. Muhammed (asm), Kuran’ın inen ayetlerini ısrarla hemen sahabelerine ezberletirdi. Yani ayetler hem yazılı olarak çoğaltılıyor hem de Müslümanlar tarafından ezberleniyordu.

Hz. Muhammed (asm), yazıyı ezber ile ezberi de yazı ile kontrol ettiriyordu. Bunun en güzel örneği Arda hadisedir. Yani her Ramazan’da o senenin Ramazan ayına kadar inmiş olan sureleri Cebrail (as) Hz. Muhammed’e (asm) okur ve Peygamberden de dinlerdi. Sonra Hz Muhammed (asm) mescitte insanlara okurdu. Cebrail (as) da yanında bulunur, yanılma olursa düzeltirdi. Böylece her Ramazan ayında o Ramazan’a kadar gelmiş olan bütün sureleri (vahiyleri) Müslümanlar da kontrol etmiş oluyorlardı.

Hz. Muhammed’in (asm) Kur’an öğretmenleri vardı. Bunlar insanlar arasında dolaşarak Kuran’ı hem öğretiyorlar hem de daha önceden öğrenilmiş ayetleri kontrol ediyorlardı.

Hz. Muhammed (asm) Kuran’ın aslının muhafazası için başlangıçta kendi sözlerinin yazılmasını da yasaklamıştır.

Hz. Osman (ra) her birini Müslümanların huzurunda baştan sona okutturduğu Kur’an-ı Kerimleri İslam ülkelerine göndermiştir

Kur’an, Hz. Ebu Bekir zamanında her bir ayetine en az iki şahit getirilmek şartıyla kitap haline getirildi. Hz. Osman zamanında ise çoğaltıldı. Çoğaltılan nüshalar başından sonuna kadar Büyük Mescit’te Müslümanların huzurunda okundu. Ve İslam ülkelerine gönderildi. Bunlardan üç tanesi bugün mevcuttur. Biri İstanbul Topkapı sarayında, biri Taşkent’te diğeri de Londra India Office Library’dedir. Bu üç Kur’an karşılaştırıldığında, boyutlarının aynı olduğu, yazı ve imla hususiyetleri bakımından aralarında hiç bir fark olmadığı görülür.

Kur'an’dan başka hiçbir kutsal kitap böyle bir kontrolden geçmemiş böyle bir ihtimamla çoğaltılmamıştır. 

Dünya üzerindeki Kur’an-ı Kerimlerin hiçbirinde farklılık yoktur

1934 yılında Münih Üniversitesi kırk iki bin Kur’an üzerinde inceleme yaptırmıştır. Farklı zamanlarda yazılan Kuranlar toplanmış, uzun süren bir çalışma sonunda şu netice elde edilmiştir; “Kuran-ı Kerimler arasında hiçbir fark yoktur.”

Allah Kur’an-ı Kerimden başka, gönderdiği hiçbir semavi kitabı koruyacağına dair söz vermemiştir

“Muhakkak ki o zikri (Kuran’ı) biz indirdik. Ve muhakkak onu koruyucu olanlar da elbette biziz.” (Hicr, 9)

“O’na (o Kuran’a) ne önünden, ne de arkasından batıl (yaklaşıp) gelemez.” (Fussilet, 42)

Diğer ümmetler özellikle Yahudiler Allah'a verdikleri sözden döndükleri için kendi kitaplarındaki kelimeleri değiştirdikleri gibi Hıristiyanların kitaplarını da bozmuşlardır. Bununla da kalmayıp 15 asırdır Müslümanların içlerine ayrılık soktukları halde Kur’an-ı Azim’üşşan’a hiçbir zarar verememişlerdir. Çünkü Kur’an’ı muhafaza eden insanlar değil Allah’tır.

Kuran’ın i’cazı (benzerinin yapılamayışı) öyle bir mucizedir ki insanların Kuran’a bir şey ekleme ve çıkarma yolunu kapamıştır

Vezin, kafiye, sıra ve tertip açısından Kur’an’daki ayetlerin ve harflerin dizilişi birbiriyle bağlantılıdır. Her bir cümle, kelime ve harfin dizilişinde mükemmel bir düzen ve bütünlük vardır. Bu adeta saatteki saniye, dakika ve saati sayan ve bir birinin düzenini tamamlayan sistem gibidir. Şayet Kuran’dan bir harf dahi eksiltilmiş olsaydı bu mükemmel düzen bozulacak ve bunun fark edilmemesi mümkün olmayacaktı.

Kur'an ayetlerinin manaları da birbiriyle bağlantılıdır. Bir bütünlük gösterir. Bazen bir önceki ayet bir sonrakinin delili, bir öncekinin neticesi olur.

Kuran’ın tekrarı usandırmaz.

Her asra ve her kesime hitap eder.

Az söz ile çok şey anlatır. İfade tarzı son derece hayret verici, benzersiz ve ikna edicidir.

15 asırdır gençliğini, tazeliğini muhafaza etmiştir.

Taklit etmemiş ve taklit edilememiştir.

Bir sözün, bu mucizevî özellikleri gösterebilmesi, ancak kaynağının Allah olmasıyla mümkündür. İnsan sözlerinde bu mucizevi hususiyetler bulunmaz. Eğer Kur’an’a insanlar tarafından bir şey ilave edilmiş veya sözleri değiştirilmiş olsaydı Kur'an’a ait olmadığını her akıl sahibi anlayacaktı. Bülbül seslerinin arasında çıkan karga sesinin fark edilmemesi mümkün olmadığı gibi Kur’an’la bütünleşmeyip ayrı düşen cümle yapılarını ve kelimeleri elbette bütün insanlar fark edecekti.

Kuran’da bulunan tevafuklar Kur’an’ın değiştirilemeyeceğinin bir ispatıdır

Tevafuk birbirine uygunluk, rast gelme halidir. Mesela: En kısa sure olan Kevser suresinin harfleri ebcet hesabına göre üç bin olduğu gibi; Yasin, Furkan, Fatır, Saffat, Sad, Rum, Şura, İbrahim gibi bütün Kur’an surelerinin harflerinin sayısı da üç bini vermektedir. Buna benzer pek çok tevafuklar vardır. Şayet Kur’an’a insanların her hangi bir müdahalesi olsaydı bu tevafuklar bozulacaktı. (Ebcet harflere sayı değeri veren ilim dalıdır.)

Allah Kuran’ı okumak, ezberlemek ve dünyaya yaymakla ona sahip çıkan yüz milyonlarla insanı yaratarak Kur’an’ın tahrifini imkânsız kılmıştır. 
Kaynak: 
www.sorusorcevapbul.com - Kur'ân değiştirilmiş olamaz mı?



Bu Bölümde
1430© sorusorcevapbul.com