" Kur'an-ı Kerim " Henüz yorum yapılmamış.

 

 Kur’ân-ı Kerim ilk olarak ne zaman çoğaltılmıştır?

Kurân’ın istinsahına (çoğaltılmasına) neden ihtiyaç duyulmuştur? Resmi mushaf dışındaki mushaflar ne için yakılmıştır?

Cevap:

Hz. Ebubekir ve Hz. Ömer’in halifeliği devrinde yapılan fetihlerle İslam devleti sürekli genişlemekte idi. Hz. Osman (ra) devrinde İslam devleti artık Arabistan sınırlarını aşmıştı. Yeni beldelere gönderilen muallimler Kurân’ı öğrendikleri ve duydukları kıraatle okuyup, İslam şeraitini bulundukları muhitte neşrediyorlardı.
İslamiyet’e yeni giren bu muhtelif bölge ahalisi, Resulullah’ın (asm) okuyuş ihtilafına niçin müsaade ettiğine vakıf değillerdi.Kurân’ı hangi kıraat üzerine öğrenmişlerse onu şiddetle müdafaa ediyor ve bunun bir neticesi olarak mücadeleye girişecek kadar galeyan ve taassup gösteriyorlardı.
İşte bu gibi hadiseler, Hz. Osman’ı (ra) Kurân’ı birkaç nüsha istinsah edip, belli başlı İslam merkezlerine göndermeye sevk etti.
Bütün eserlerin ittifak ettiği vak’a şudur:
Azerbeycan ve Ermenistan seferine iştirak eden Irak ve Suriyeli askerler arasında Kurân’ı okuyuşta bazı kıraat farkları belirlenmişti. Her iki tarafın kendi kıraatlerinin doğruluğunu iddia ediyorlardı.
Bu tehlikeyi sezen kumandan Huzeyfe Bin El Yeman (ra), bu karışıklığı gidermesi için Hz. Osman’ı (ra) teşvik etti.
Bu hususta Enes Bin Malik’ten (ra) gelen bir haber Buhari’den (ra) şöyle rivayet edilir:
“Ermenistan ve Azerbeycan fethinde Suriye ve Iraklılarla beraber bulunan ve onların Kurân-ı Kerim’i muhtelif şekillerde okumalarından müteessir olan Huzeyfe İbnü’l Yeman (ra), Hz. Osman’a (ra) geldi ve ona:
“Ey Müminlerin Emini! Şu ümmet Yahudi ve Hıristiyanların kitaplarında düşmüş oldukları ihtilafa düşmeden önce, sen bu işin icabına bak.” dedi. Bunun üzerine Hz. Osman (ra) Hz. Hafsa’ya (ra) haber göndererek, elinde bulunan mushaftan nüshalar çıkartılacağını, bu iş bittikten sonra nüshanın kendine iade edileceğini söyleyerek, asıl nüshayı istedi. Hz. Hafsa (ra) da mushafı Hz. Osman’a (ra) gönderdi.

Kuran-ı Kerim’i istinsah eden heyet dört kişiden oluşuyordu

Zeyd Bin Sabit (ra), Abdullah İbnü’z Zübeyr (ra), Said İbnü’l As (ra) ve Abdurrahman İbnü’l Haris Bin Hişam’dan (ra) ibaret heyete Hz. Osman (ra) Kuran’ı istinsah etmelerini emretti. Hz. Osman (ra), Hz. Zeyd’den (ra) gayri Kureyş’e mensup olan üç kişiye, Hz. Zeyd (ra) ile Kuran hakkında bir şey üzerinde ihtilaf ettiğiniz zaman, onu Kureyş lehçesi ile yazınız. Çünkü O Kureyş lehçesi ile nazil olmuştur.”dedi.
Heyet istenilen nüshaları ikmal ettikten sonra, asıl nüsha Hz. Osman (ra) tarafından Hz. Hafsa’ya (ra) gönderildi.
Çoğaltılan nüshalar, başından sonuna kadar Büyük Mescit’te Müslümanların huzurunda okundu, ardından İslam ülkelerine gönderildi.

İstinsah edilen nüsha sayılarının rivayetinde ihtilaf vardır

Hz. Osman’ın (ra) istinsah ettirdiği mushaf adedi üzerinde ihtilaf edilmiştir. Bir rivayette dört nüshadır. Üç tanesi Kufe, Basra ve Şam’a gönderilmiş, bir tanesini de Medine’ye bırakılmıştır. Medine’de bu nüshaya “El Mushaf’ül İmam” denir.
Diğer bir rivayette ise yedi tanedir. Yukarıdaki beldelere ilaveten Mekke, Yemen ve Bahreyn’e de birer nüsha gönderilmiştir. İbni Hacer (ra) ise bu nüshaların beş tane olduğunu söyler. Bu adetlerin daha değişik olduğu rivayetler de vardır.
Hz. Osman (ra) tarafından değişik vilayet merkezlerine gönderilen bu nüshalar asırların geçmesiyle kaybolmuştur. Bugün bu mushaflardan sadece üç tanesi mevcuttur. Biri İstanbul Topkapı sarayında, diğeri Londra India Office Library’dedir. Bir diğer tam olmayan nüshası ise Taşkent'te bulunmaktadır. Çarlık Rus hükümeti onun faksimile ile röprodüksiyonunu (fotoğraf veya fotokopi ile tam kopyasını) neşretmiştir. Bu üç Kur’an karşılaştırıldığında, boyutlarının aynı olduğu, yazı ve imla hususiyetleri bakımından aralarında hiç bir fark bulunmadığı görülür.

Resmî mushaf dışındaki mushafların yakılmasının amacı, Müslümanları tek kıraatte birleştirmektir

Hz. Osman (ra) ilim merkezlerine gönderilen bu nüshaların dışındakilerinin ve Kuran yazılı yaprakların yakılmasını emretti:
“Hz. Osman'ın (ra), yazdırdığı resmî mushaf dışındaki mushafların yakılmasını emretmesi, kıraat ihtilâflarını ortadan kaldırmak, Müslümanları tek kıraatte birleştirmek, birliği sağlamak içindi. Nitekim Hz. Ali’nin (ra):
"Ey insanlar, Osman (ra) hakkında aşırı sözler söylemekten, ona “Mushaflar yakıcısı!” demekten sakının. Vallahi O (ra), mushafları, biz Hz. Muhammed'in (asm) ashabı önünde yaktı. Osman (ra) zamanında yönetici ben olsaydım, onun mushaflar hakkında yaptığını ben de yapardım." dediği rivayet edilir.” (Kurtubi)

Hazırlanan nüshalara itiraz olmamış ve kısa zamanda teksir edilmiştir

Hz. Osman’ın (ra) gerek kendisinde bulundurduğu, gerekse diğer şehirlere gönderdiği nüshalara itiraz olmamıştır. Tüm Müslümanlar arasında icmalen kabul görmüş, çeşitli İslam fırkaları tarafından benimsenmiştir.
Kısa zamanda bunlardan istinsahlar yapılarak, birçok Müslüman’ın elinde Kuran nüshaları görülmeye başlamıştır.
“Hz. Ali (ra) ile Hz. Muaviye (ra) arasında vuku bulan Sıffin savaşında Hz. Amr İbnü’l As’ın (ra) işaretiyle beş nüsha havaya kaldırılmıştı.” (Feth’ül Bâri)
Bu misal kısa zamanda Müslümanların elinde mushafların ne kadar çoğaldığını göstermektedir. Halbuki Hz. Osman (ra) istinsahı ile Sıffin muharebesi arasında yedi sene gibi kısa bir zaman geçmişti. Kaynak: http://www.sorusorcevapbul.com - Kur’ân-ı Kerim ilk olarak ne zaman çoğaltılmıştır?
Kaynaklar:
El Mes’udî - Murûcü’z Zeheb, Feth’ül Bâri, Tefsir Usulü- İsmail Cerrahoğlu, Kitabu's-Salât, el-Fethu'r-Rabbânî, (Muhammed Hamidullah, İslam'a Giriş, Muhammed Hamidullah, İslâm Peygamberi, Şamil İslam Ansiklopedisi

Bize Soru Sorun
Yorum Yapın