" Muhtelif " Henüz yorum yapılmamış.

 

 Gerçek Aleviler kimlerdir?

Gerçek Aleviler kimlerdir?

Cevap:

Peygamber Efendimiz (asm) Hz. Ali (ra) hakkında olacak ayrılığı gaybi bir surette görüp haber vermiştir

Peygamber Efendimiz (asm) İmam-ı Ali'ye (ra) demiş: "Sende, Hazret-i İsâ (as) gibi, iki kısım insan helakete gider: Birisi ifrat-ı muhabbet, diğeri ifrat-ı adâvetle. Hazret-i İsâ'ya, Nasrânî, muhabbetinden, hadd-i meşrudan tecavüzle (hâşâ) 'ibnullah' dediler. Yahudi, adâvetinden çok tecavüz ettiler, nübüvvetini ve kemâlini inkâr ettiler. Senin hakkında da, bir kısım, hadd-i meşrudan tecavüz edecek, muhabbetinden helâkete gidecektir. Onların bir lâkabı vardır ki, onlara Rafizî denir. Bir kısmı, senin adâvetinden çok ileri gidecekler. Onlar da Havâriçtir ve Emevîlerin müfrit bir kısım taraftarlarıdır ki, onlara 'Nâsibe' denilir." (Müsned)

“Şiiler” Hz. Ali’ye muhabbetlerinde çok ileri gitmişlerdir

Şiiler Hz. Ali’ye (ra) muhabbetlerinde ifrat edip diğer halifeleri kabul etmemişlerdir. Hz. Ali’nin (ra) onlardan üstün olduğunu ve hilafetin en çok onun hakkı olduğu fikrini savunmuşlardır. Hatta bazı fırkalar Hz. Ali’nin (ra) peygamber olduğunu söylemişler daha da ileri gidenler Onu ilahlaştırmışlardır. Bu da onları helakete sürüklemiştir.

“Emeviler ve Hariciler” Hz. Ali’ye (ra) haksız bir düşmanlık beslemişlerdir

Emeviler ve Hariciler siyasi nedenlerden dolayı Hz. Ali’ye (ra) ve evlatlarına karşı ciddi bir düşmanlık beslemişlerdir. Adavetlerinde o kadar ileri gitmişlerdir ki Peygamber torunu Hz. Hüseyin’i (ra) Kerbela’da katletmişlerdir. Hatta Emeviler devrinde Ömer bin Abdulaziz zamanı hariç her Cuma hutbesinde Hz. Ali (ra) ve soyuna lanet okunmuştur. Daha sonralarda Ehl-i sünnet perdesi altında olan bir kısım dinsizler Vehhabilerin ve Haricilerin fikirlerini benimseyip Hz. Ali’yi (ra) tenkit etmişlerdir. Hz. Ali’nin (ra) hilafeti esnasında oluşan problemlerden dolayı (hâşâ) onun siyaseti bilmediğini bu sebeple hilafete layık olmadığı fikrini savunmuşlardır. Alevilerde onların bu tutumları karşısında ehl-i sünnete karşı bir soğukluk meydana gelmiştir. Hâlbuki Emevi ve Harici demek Ehl-i sünnet demek değildir.

Gerçek Ehl-i Sünnet ise Hz. Ali’ye muhabbetlerinde hattı vasat üzeredir

Ehl-i sünnet Emevilerin ve Haricilerin fikirlerini benimsemeyip tam aksine Hz. Ali’ye (ra) karşı gereken hürmeti ve muhabbeti göstermiştir. Fakat hadisçe tehlikeli görülen ifrat-ı muhabbetten kaçınmışlardır. Onların Hz. Ali (ra) hakkındaki düşmanlıklarından ötürü Ehl-i sünnet yargılanamaz.
İstikametli muhabbetle Hz. Ali’nin (ra) gerçek şiaları ehl-i hak olan Ehl-i sünnet ve’l cemaattir. Alevilerden daha ziyade Hz. Ali’ye (ra) taraftar olmaktadırlar. Bütün hutbelerinin ve dualarının ardından Hz. Ali’yi (ra) layık olduğu şekilde zikretmektedirler. Hatta Ehl-i Sünnet mezhebinde olan birçok evliya ve asfiya, Hz. Ali’yi (ra) kendilerine mürşid ve şeyh olarak kabul ederler.
Ehl-i Sünnet imamlarının hepsi Hz. Ali’nin (ra) fazilet ve üstünlüğünü kabul eden kişiler olmalarından başka Ehli beyt imamlarından feyiz almışlar, onların terbiyesinde yetişen öğrencileri olmakla övünmüşlerdir.
Şu halde zorunlu olarak denilmeli ki: “Her kim ki, Ehl-i sünnettir, zorunlu olarak Hz. Ali’nin (ra) şiasıdır. Her kim ki Hz. Ali’ye (ra) mensuptur zorunlu olarak Ehl-i sünnettir.”
Ehl-i hak olan Ehl-i Sünnet ve Âli beyti sevmeyi kendilerine esas tutan Aleviler manasız ve hakikatsiz ayrılığı bırakmalıdır. Yoksa dinsizlerin İslamiyet’teki bu ayrılıktan istifade ederek Müslümanlara karşı galip duruma gelme ihtimalleri yüksektir. Müslümanlar bir olup bu dinsizlik kuvvetine karşı hep birlikte mücadele etmelidirler. Kaynak: http://www.sorusorcevapbul.com - Gerçek Aleviler kimlerdir?

Bize Soru Sorun
Yorum Yapın

1430 - 1438 © www.SoruSorCevapBul.com