" Muhtelif " Henüz yorum yapılmamış.

 

 İman artar mı?

İman artar mı? Taklidi iman ve tahkiki iman ne demektir?

Cevap:

“Mü’minler ancak o kimselerdir ki, Allah anıldığı zaman kalpleri ürperir; kendilerine O’nun ayetleri okunduğunda (bu, onların) imanlarını artırır ve (onlar yalnız) Rablerine tevekkül ederler.” (Enfal, 2)
“O, imanlarına iman katsınlar diye mü’minlerin kalblerine sekinet (huzur ve itmi’nan) indirendir. Hem göklerin ve yerin orduları Allah’ındır. Ve Allah, Alim (herşeyi hakkıyla bilen)dir, Hakim (her işi hikmetli olan)dır.” (Fetih, 4)
Alimler, imanın artma ve eksilmeyi kabul edip etmeyeceği hususunda ihtilaf etmişlerdir. İmanın, inanç, ikrar ve amelin toplamından ibaret olduğunu söyleyen kimseler, bu ayet ile şu iki yönden istidlal (bir delile dayanarak netice çıkartmak) etmişlerdir:
a) Cenab-ı Hakk'ın, "bu, onların imanını artırır" ifadesi, imanın, artmayı kabul ettiğine delalet etmektedir. Şayet iman, bilmek ve ikrar etmek, itiraf edip açıklamaktan ibaret olsaydı, o zaman artmayı kabul etmezdi.
b) Allah Teala, bu beş şeyi zikrederken, bu beş şey ile muttasıf olanlar hakkında, 'İşte onlar, gerçek mü'minlerin ta kendileridir" buyurmuştur. İşte bu da, bütün bu hasletlerin "iman" ismine dahil olduğuna delalet eder. Ebu Hureyre'den (ra) rivayet edildiğine göre, Hz. Peygamber (asm) şöyle buyurmuştur:
'İman, yetmiş küsür kısımdır. Bunların en yücesi, Allah'tan başka ilah olmadığına şehadet etmektir. En düşüğü ise, eziyet veren şeyleri yoldan gidermektir. Haya da imanın bir şubesidir." (Muslim)
Bu görüşte olanlar, imanın bu üç rüknün toplamından ibaret olduğuna dair, bu ayetle istidlal ederek şöyle demişlerdir: Çünkü ayet, imanın artmayı kabul ettiğine dair son derece sarih ve açıktır. Halbuki, bilmek ve ikrar etmek, farklı farklı olmayı kabul etmezler. Binaenaleyh imanın, ikrar, itikad ve amelin toplamından ibaret olması gerekir. İşte, amelde farklılığın bulunabilmesi sebebiyle, imandaki farklılık ortaya çıkmıştır..."
Bu kadar şey, imanda farklılığın bulunabileceğini anlatmak hususunda kafidir. Allah en iyi bilendir. (Fahruddin Razi, Tefsir-ul Kebir)
İman hususundaki en mühim mesele imanı, taklidîden tahkikî hale getirmektir.
İman iki kısımdır. Bu kısımlar taklidi ve tahkiki imandır. İmanı tahkiki hale getirmek farzdır. Sadece iman ettim demek ile iman hakiki hale gelmez. İmanın mertebeleri vardır ve birçok sahabe ve âlimi endişelendiren de imanı ömrün sonuna kadar taptaze tutmanın zor olmasıdır.
Taklidi iman; kişinin delilsiz bir şekilde etrafından öğrenmiş olduğu şeylere iman etmesidir.
Tahkikî iman ise; delillerle, Allah’a âdeta görüyormuş gibi iman etmektir. Âlimler her Müslümanın imanını taklitten tahkike yükseltmesinin farz olduğunda, her ne kadar taklidî iman sahihse de imanını kuvvetlendirmeyenlerin günahkâr olacağında müttefiktirler. (Aliyyü’l-Karî, Fıkh-ı Ekber Şerhi) Kaynak: http://www.sorusorcevapbul.com - İman artar mı?

Bize Soru Sorun
Yorum Yapın

1430 - 1438 © www.SoruSorCevapBul.com