" Muhtelif " 2 yorum

 

 Ölen kişinin amel defteri kapanır mı?

Ölen bir kişinin amel defteri kapanmıştır. Ölümden sonra kişiye Kur'ân okumak dua etmek ne gibi bir tesiri ve faydası olur. Ayet ve hadis ışığında açıklama yaparsanız sevinirim.

Cevap:

Değerli Kardeşimiz;
Bazı ameller vardır ki, sevabı öldükten sonra da devam eder
Ebû Hüreyre demiştir ki: Resûlullah (asm) (şöyle) buyurmuştur:
“İnsan öldüğü zaman (bütün) amel(ler)i kendisinden kesilir. Ancak üç şey müstesna; sadaka-i cariye, faydalanılan ilim ve kendisine dua eden mümin evlâd." (Müslim, vasıyye 14; Tirmizi, ahkam 36; Meşâî, vesaya 8; Ahmed b. Hanbel 11-372; Darimî, mukaddime 46, Ebu Davud, vasiyet)
Bu hadisi şerifte, insanın dünyada işlemekte olduğu amellerinin sevabı, ölümüyle birlikte sona erdiği ve artık bu amellerin sevabı, o kimsenin amel defterine bir daha yazılmadığı fakat şu üç amelin sevabının insanın ölümünden sonra da yazılmaya devam ettiği ifade edilmektedir.
1. Sadaka-i cariye: Bir kimsenin ölümünden sonra da devam eden ve Allah rızası için insanların istifadesine sunulmuş olan hayır müesseseleri, mektepler, camiler, çeşmeler ve vakıflardır. Sözü geçen bu hayırların sevapları kesilmediği için onlara "sürekli hayır" anlamına gelen "sadakay-ı cariye" ismi verilir.
2. Kendisinden (sürekli olarak) faydalanılan ilim kişinin sağlığında öğrenip, neşretmiş olduğu ilimdir. Neşir kitap yazıp yayımlama şeklinde olabileceği gibi, öğrenilen bilgileri başkalarına öğretme yoluyla da olabilir.
3. Dua eden salih evlât: İbn Hacer el-Mekki'ye göre, burada salih evlat sözüyle kasdedilen mümin evlattır.
Bu mevzuda Münavi (ra) şöyle diyor: "Aslında ölen bir kimsenin arkasından dua eden her müslümanın duası ölüye ulaştığı halde, burada sadece salih evladın duasından bahsedilmesinin hikmeti; çocukları, anne ve babalarının ardından dua etmeye teşviktir.
İmam Nevevî şöyle diyor: Ölünün arkasından verilen sadaka ile edilen duanın sevabının ölüye ulaştığında âlimler arasında ittifak olduğu gibi, onun ölümünden sonra mali borçlarının ödenmesinin onu borçtan kurtaracağında da ittifak vardır.
Şâfiîlerin müteehhirin âlimlerinin beyanına göre, meyyit huzurunda okunan Kur'ân ona ulaşır. Keza hemen Kurân'ın arkasından dua ulaşır. Çünkü Kur'ân okunan yere rahmet ve bereket iner. Onun arkasından yapılan duanın kabulü daha yakındır. Bunun muktezası şudur: Murad, meyyitin Kurân'dan istifadesidir. Sevabın hâsıl olması değildir. Onun için de dua ederken, "Ya Rabbi okuduğumun sevabı kadar sevabı filana ulaştır!" demeyi tercih etmişlerdir.
Bize gelince, meyyite ulaşan bizzat sevaptır. Bahır'da şöyle denilmiştir: "Bir kimse oruç tutar, namaz kılar veya sadaka verir de sevabını başka bir ölüye veya diriye bağışlarsa caiz olur. Bu sevab Ehl-i sünnet ve'1-cemaat'a göre onlara ulaşır."
Celadeddin Suyutî, sevabı kesilmeyen hayırların sayısını bir şiirinde ona çıkarmıştır ki sırasıyla şunlardır.
1. Neşredilmiş ilim 2. Evladın duası, 3. Ağaç dikmek 4. Sadaka-ı cariye 5. Miras olarak bırakılan Kur'ân-ı Kerim 6. Sınırda nöbet tutmak 7. Kuyu kazmak 8. Bir nehrin suyunu bir yere akıtıp insanların istifadesine sunmak 9. Gariplerin barınması için hanlar ve imaretler inşa etmek 10. İçerisinde zikir yapılması yahut ta Kur'ân-ı Kerim okunması için bina inşa etmek. (Sünen-i Ebu Davud Terceme ve Şerhi)
Asrın müceddidi Bediüzzaman Hazretleri şahs-ı manevi* sırrıyla vefat eden kimselerin bir ruhunun ölüp diğer ruhlarının sağ kaldığını ve şahs-ı maneviye dahil olan kişinin manevî çok kazançlara malik olduğunu şu şekilde izah ediyor:
“Evet, sırr-ı ihlâs ile samimî tesanüd ve ittihad, hadsiz menfaate medar olduğu gibi, korkulara, hattâ ölüme karşı en mühim bir siper, bir nokta-i istinaddır. Çünkü ölüm gelse, bir ruhu alır. Sırr-ı uhuvvet-i hakikiye ile, rıza-yı İlâhî yolunda, âhirete müteallik işlerde kardeşleri adedince ruhları olduğundan, biri ölse, "Diğer ruhlarım sağlam kalsınlar. Zira o ruhlar her vakit sevapları bana kazandırmakla mânevî bir hayatı idame ettiklerinden, ben ölmüyorum" diyerek, ölümü gülerek karşılar. Ve "O ruhlar vasıtasıyla sevap cihetinde yaşıyorum, yalnız günah cihetinde ölüyorum" der, rahatla yatar.” (21. Lem’a)
* Şahsı manevi: Bir şahıs olmayıp kendisine bir şahıs gibi muamele yapılan şirket, cemaat, cemiyet gibi ortaklıklar. Belli bir kişi olmayıp bir cemaatten meydana gelen manevî şahıs. Bir topluluğun taşıdığı manevî kuvvet ve meziyetler.
Kısacası şahs-ı manevi, maksatları aynı olup ve aynı manevi amaç için çalışan topluluktur.

Peygamber Efendimiz (asm) ölüye Kurân-ı Kerim okumanın tesiri ve faydaları olduğunu bildirmiştir
İbn-i Adiyy'in Ebû Bekir’den (ra) şöyle bir hadis rivayet etmiştir:
“Kim babasının ve annesinin veya bunlardan birisinin kabrini Cuma günü ziyaret ederek orada Yasin sûresini okursa, Allah kabir sahibini mağfiret eder.”
"Yâsin, Kur'ân'ın kalbidir. Allah'ı ve ahiret gününü arzu ederek Yâsin okuyan kimsenin geçmiş günahı affedilir. Onu ölülerinize okuyunuz" (Ebû Davud, İbn Mace, İbn Hanbel, Müsned)
Taberânî ve Beyhaki' nin İbn-i Ömer'den (ra) merfu' olarak rivayet etmişlerdir:
“Sizden birisi, nafile bir sadaka vereceği zaman, sevabını baba ve annesine bağışlasın. Çünkü bu takdirde onlara sevap verilir. Kendisinin sevabından bir şey eksilmez.” (Sünen-i İbn Mace)
Hadiste bir kimse nafile bir sadaka vereceği zaman annesine ve babasına Kur’an okunması tavsiye edilmiştir. Yani anne ve babaya çocuğundan başkası Kur’an okuduğunda ölen kişiye fayda vermez gibi anlam yoktur.
Nitekim Hanbelî mezhebinin kurucusu Ahmed ibni Hanbel hazretleri de: “Kabristandan geçerken İhlâs, Felak, Nas ve Fâtiha sureleri okuyup, sevabı meyyitlere hediye edilmelidir. Sevabı onlara gider” demiştir. (Ahmet ibn-i Muhammed ibn-i Harun Ebubekir il-Hilal- Cami)
Hanefî âlimlerinden İmâm-ı Birgivî hazretleri de bu konuda: “Kabristana gelen bir kimse, ayakta, (Esselâmü aleyküm, yâ Ehle dâr-il kavm-ilmü'minîn! Innâ Insâallahü an karîbin biküm lâhikûn) der. Sonra, Besmele ile on bir İhlâs ve bir Fâtiha okur. Sonra, (Allahümme rabbel-ecsâdilbâ liyeh, vel-izâmin nahire-tilletî harecet mineddünyâ ve hiye bike müminetün, edhil aleyhâ revhan min indike ve selâmen minnî) duâsını okumalıdır” demiştir. (Cilâ-ül-Kulûb)
Bu rivayetlerden anlaşıldığı üzere ölmüş kimsenin ruhu için okunan Fatiha, Yasin gibi sureler ve yapılan dualar elbette o kimsenin ruhuna fayda sağlayacaktır..

Allah’a emanet olunuz. Kaynak: http://www.sorusorcevapbul.com - Ölen kişinin amel defteri kapanır mı?

Bize Soru Sorun
Yorum Yapın
siyahnur "18.10.2012 10:18" tarihinde demiş ki:
Allah razı olsun..hizmetiniz daim olsun inşallah. sizin sayenizde arkadaşlarıma mahcup olmuyorum.
mehmet aslan "22.5.2013 17:50" tarihinde demiş ki:
allah razı olsun hocam ayet ve hadisler ışığında cevaplar tatmin olmamız açısından önemli sizde bu şekilde yapıyorsunuz

1430 - 1438 © www.SoruSorCevapBul.com