" Namaz " 1 ek soru var. Henüz yorum yapılmamış.

 

 Nafile namazlar nelerdir?

Nevafil namazlar nelerdir? Bilgi verir misiniz?

Cevap:

Farz veya vacib namazlar dışında kalan ve Resulullah'ın (asm) kıldığına dair rivayet bulunan namazlar demektir. Bunlar da sünnet olan nafileler ve mendup olan nafileler olmak üzere ikiye ayrılır. Sünnet olan nafile, Allah elçisinin yapmağa devam ettiği ve ancak nadir olarak yapmadığı kuvvetli işlerdir. Kimi zaman bu işleri yapmamasının sebebi insanlara farz olmadığını göstermektir. Mendup olan nafile ise, Hz. Peygamber'in bazen yapıp, bazen yapmadığı, kuvvetli olmayan sünnetlerdir. Menduba müstehap da denir.
Fıkıh usulünde nafile, sünnet, tatavvu, müstehap ve ihsan terimleri "mendup"la eş anlamda kullanılır. Nafile ibadetleri aşağıdaki şekilde tasnif etmek mümkündür:
Müekked olan sünnetler
Beş vakit namaza ve cuma namazına bağlı olarak kılınan namazların bir bölümü müekked sünnettir.
Bir hadiste bu nitelikteki sünnetler şöyle belirlenmiştir: "Her kim bir gün ve gecede, farz namazlar dışında on iki rekât namaz kılarsa, Allah Teâlâ ona cennette bir ev bina edecektir. Bunlar şu namazlardır: Sabah namazından önce iki rekât, öğleden önce dört rekât, öğleden sonra iki rekât, akşamdan sonra iki rekât ve yatsıdan sonra iki rekât.” (Tirmizi, Nesâî, İbn Mâce)
Namazlara bağlı olan müekked sünnetler
Sabah namazının farzından önce kılınan iki rekâtlık sünnet: Bu namaz en kuvvetli bir sünnettir. Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur: "Sizi atlar kovalasa da sabah namazının iki rekât sünnetini terk etmeyin.” (Ahmed bin Hanbel)
"Sabah namazının iki rekât sünneti dünyadan ve dünyada bulunan her şeyden daha hayırlıdır." (Müslim, Tirmizî)
Hz. Âişe şöyle demiştir: "Hz. Peygamber, sabah namazının iki rekâtı gibi başka hiç bir nafile namaza devam etmemiştir" (Buhâri, Müslim, Ebû Dâvûd, Ahmed b. Hanbel)
Başka bir sünnet kaza edilmezken, yukarıdaki hadisler sebebiyle, sabah namazını kılamayan kişi aynı gün zevalden önce onu kaza ederken sünnetini de birlikte kılar. Diğer yandan ikinci rekâtta bile imama yetişebileceğini anlayan kimse önce sünneti kılar, daha sonra imama uyar.
Öğle veya cuma namazından önce kılınan dört rekât namaz: Hz. Aişe şöyle demiştir: "Resulullah (asm) öğleden önce dört, sabah namazından önce de iki rekât namaz kılmayı terk etmezdi." (Nesâî)
Öğle namazından sonraki iki rekât namaz: Bu iki rekât, müekked sünnet olup, bunun dörde tamamlanması ise menduptur. Cuma namazından sonra tek selâmla kılınan dört rekât nafile namaz da müekked sünnetlerdendir. Hadiste şöyle buyurulur:
"Hz. Peygamber cuma namazından önce dört, cuma namazından sonra dört rekât namaz kılar, rekâtlar arasını selâm ile ayırmazdı." (Zeylaî)
Akşam namazından sonra iki rekât: Bu da Allah elçisinin devam ettiği sünnetlerdendir.
Yatsı namazından sonra iki rekât: Bunun delili; Gün ve gecede on iki rekât nafile namaza devam eden için Allah Teâlâ'nın cennette bir köşk bina edeceğini bildiren hadistir. (Tirmizî, Nesâî, İbn Mâce)
Terâvih namazı: Bu namaz erkek ve kadın için müekked sünnettir. Çünkü teravih namazına hem Hz. Peygamber, hem de ondan sonra raşid halifeler ve ashab-ı kiram devam etmişlerdir. (Zeylaî)
Gayri müekked sünnetler
Hz. Peygamber'in kesintisiz devam etmediği ve bazen terk ettiği sünnetler olup bunlara mendup da denir. Bu namazlar şunlardır:
İkindi namazından önce tek selamla kılınan dört rekât namaz: Resulullah (asm) bu namaz hakkında şöyle buyurmuştur: "İkindi namazından önce dört rekât namaz kılan kimseye Allah rahmet etsin." (Tirmizî)
Yatsı: namazından önce kılınan dört rekât namaz: Hz. Âişe'den (ra) şöyle dediği nakledilmiştir: "Hz. Peygamber, yatsıdan önce dört rekât namaz kılardı" (Zeylaî)
Evvâbîn namazı: Evvâbîn, evvâb kelimesinin çoğulu olup, Allah Teâlâ'ya çokça yönelen kişi anlamına gelir. İki ilâ altı rekâta kadar kılınabilir. Bir, iki veya üç selâmla kılmak mümkündür.
Hz. Peygamber, akşam namazından sonra altı rekât namaz kılınan evvâbînden sayılacağını bildirmiş ve arkasından şu ayeti okumuştur: " Rabbiniz içinizde olanı en iyi bilendir. Eğer salih kimseler olursanız, hiç şüphesiz ki O, çokça tevbe eden kimselere çok mağfiret edendir." (İsrâ, 25) (İbn Kesîr)
Bunlar farz namazlara tabi olan nafile namazlardır.
Bağımsız nafile (mendup) namazlar
Beş vakitteki farz namazların sünnetlerinden başka bir takım nafile namazlar daha vardır ki bunlar, müstehap, mendup veya tatavvu' adı verilen nafilelerdir:
Kuşluk namazı: En az iki rekât olup, sağlam görüşe göre, dört veya sekize kadar kılınabilir. Mendup bir namazdır. Vakti, güneşin bir mızrak boyu yükselmesi ile başlayıp, zeval vaktine yirmi dakika veya yarım saat kalıncaya kadar devam eder. Hz. Âişe'den şöyle dediği nakledilmiştir: "Resulullah (asm) kuşluk namazını ikişer ikişer, dört rekât olarak kılar, birinci selâmdan sonra dünya sözleri konuşmazdı." (es-San'ânî)
Teheccüd namazı: Yatsı namazından sonra daha uyumadan veya kısa bir uykudan sonra kalkıp kılınacak nafile namaza "gece namazı (salatül-leyl)" denir. Bir süre uyuduktan sonra, gecenin yarısından imsak vaktine kadar kalkılıp kılınırsa "teheccüd" adını alır. Teheccüd namazı iki rekâttan sekiz rekâta kadardır. Her iki rekâtta bir selam verilmesi daha faziletlidir.
Teheccüd namazı Hz. Peygamber'e farzdır. Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyrulur: " (Habibim, ya Muhammed!) Hem gecenin bir kısmında (uyanıp) da sana mahsus bir fazla (farz namaz) olmak üzere, onunla (Kurân’la) teheccüd (namazı) kıl! Tâ ki Rabbin, seni Makam-ı Mahmûd’a (övülen bir makama) ulaştırsın.." (İsrâ, 79)
Bu namaz diğer müslümanlara sünnet veya müstehap derecesindedir.
Abdest namazı: Abdestten veya gusül abdestinden sonra vakit elverişli ise, yaşlık kuruyacak kadar bir süre geçmeden iki rekât namaz kılınması menduptur. Hadiste şöyle buyrulmuştur:" Her kim abdest alır, abdesti güzel yapar, sonra kalkıp iki rekât namaz kılarsa ve bu iki rekâta kalbiyle yönelirse, o kimseye cennet vacip olur." (Buhârî, Müslim, Ebû Dâvûd)
Tahiyyetül-Mescid namazı: Tahiyye, selâm vermek demektir. Tahiyyetül-Mescid de; mescide selâm vermek anlamına gelir. Mescide ilk giren kimsenin, Mescidin Rabbine selâm vermek ve O'nu yüceltmek amacıyla iki rekât namaz kılması menduptur. Bir günde, talim, teallüm vb. sebeplerle bir kaç kere mescide girmek zorunda olan kimselerin bu namazı ilk girişte bir kere kılması yeterlidir.
İstihare namazı: İstihare; bir şeyin hayırlı olanını istemek demektir. İstihare namazı, nasıl hareket edileceği bilinemeyen mübah işlerde manevi bir işarete nail olmak için kılınan iki rekâtlık bir namazdır. Cabir b. Abdullah (ra) şöyle demiştir: "Hz. Peygamber bütün işlerde bize Kuran’dan bir sure öğretir gibi istihareyi öğretir ve şöyle buyururdu: "Sizden biri bir iş yapmak istediği vakit, farz dışında iki rekât namaz kılsın ve istihare duasını okusun." (Buhârî, Tirmizî, İbn Mâce, Ahmed b. Hanbel)
İstihâre duasından sonra kıbleye yönelerek yatılır
Tesbih namazı: Dört rekâtlı bir namaz olup her rekâtta Fatiha ve bir sure okunur. Bir veya iki selâmla tamamlanır. Bu namazda üç yüz kere şu tesbih duası okunur: "Sübhanallahi vel-hamdü Lillâhi ve lâ ilâhe illallâhü vellahü ekber ve !â havle velâ kuvvete illâ billâhil-aliyyil-azîm "
Hâcet namazı: Dünyevî ve uhrevî isteği olan kimse abdest alır, yatsı namazından sonra iki veya dört rekât, başka bir görüşe göre on iki rekât namaz kılar, sonra Allah Teâlâ'ya senada ve Hz. Peygambere salat-ü selâmda bulunur, bundan sonra hacet duasını okuyup, isteğinin gerçekleşmesini Yüce Allah'dan ister.
Yolculuk namazı: Bir müslümanın yola çıkacağı veya yoldan döndüğü zaman iki rekât namaz kılması menduptur. Hz. Peygamber yolculuktan gündüz kuşluk vakti döner, Mescid-i Nebevî'ye giderek iki rekât namaz kılar, orada bir süre otururdu." (Buhârî)
İstiska (Yağmur İsteme) namazı: Şiddetli kuraklık hüküm süren zamanlarda yağmur duası yapılır. Çünkü Kuran'da Nuh, Musa ve Hud peygamberlerin kavimlerine su verilmesi için yaptıkları dualardan söz edilir. (Nuh, 10-12 / Bakara, 60)
Küsuf namazı: Güneş tutulmasına "küsuf", ay tutulmasına "husuf" denir. Güneş tutulduğu zaman, bir beldede cuma namazını kıldıran imam, ezansız ve kametsiz olarak en az iki rekât namaz kıldırır. Ebu Hanife'ye göre bu namaz gizli, Ebu Yusuf ve İmam Muhammed'e göre açıktan kıraatle kılınır.
Husuf namazı: Ay tutulduğu zaman müslümanların evlerinde teker teker bir halde ve küsuf namazı gibi gizli veya açıktan iki ya da dört rekât namaz kılmaları menduptur. Ebu Hanife’ye göre, bu namazın camide cemaatle kılınması sünnette yoktur. İmam Şâfiî ve Ahmed b. Hanbel ile bazı hadis bilginlerine göre, cemaatle kılınır. (Hamdi Döndüren)
Bununla birlikte kişi bahsedilen vakit ve günlerin haricinde -eğer vakit, mekruh vakitlerden de değilse- istediği zaman nafile veya kaza namazı kılabilir. Kaynak: http://www.sorusorcevapbul.com - Nafile namazlar nelerdir?
Kaynak: Diyanet Vakfı İlmihali

Bize Soru Sorun
Yorum Yapın