" Oruç " Henüz yorum yapılmamış.

 

 Nasıl oruç tutmalıyız?

Öncelikle ilk soruma verdiğiniz detaylı yanıttan dolayı teşekkürlerimi sunmak isterim. gerçekten aydınlatıcı ve kanıtlar gösterek yanıt veriyorsunuz. Bilginize güvenerek şu soruyu sormak istiyorum, Kur'an'da "oruç sizden öncekilere farz kılındığı gibi size de farz kılındı" diyor. Ancak Museviler, Hristiyanlar farklı oruç tutuyor. Onları bırakın alevilerin bile orucu farklı. Her mezhep ve din kendine has oruçlarını tutarken bizim tuttuğumuz oruç nerden geliyor? Abbasiler döneminde bir çok adetin değiştirilmesi gibi bu da mı değiştirildi acaba?

Cevap:

Değerli Kardeşimiz;

Oruç ibadeti sadece İslamiyet’e has değildir
Oruç ibâdeti sadece îslâma has değildir. İslamdan evvel gelmiş geçmiş tüm semavî dinlerde oruç vardı. Bakara suresinin 183. âyetinde bu hakikat şu şekilde ifadelendirilmiştir;
"Ey iman edenler, oruç sizden evvelkilere farz kılındığı gibi, size de farz kılındı. Umulur ki siz (günahlardan) sakınırsınız.”
“Sizden öncekilere farz kılındığı gibi” Yani Hz. Adem’den sizin bu döneminize kadar olan daha önceki peygamberlere ve milletlere farz kılındığı gibi size de oruç farz kılındı. Oruç eski zamandan beri bilinen bir ibadettir. Allah Teala size farz kıldığı gibi öteki milletlerin hepsine de orucu farz kılmıştı. Çünkü oruç zor bir ibadettir. Zor şey, yaygınlaşınca yapılması kolay olur. Denildi ki; ramazan orucu bize farz kılındığı gibi Hıristiyanlara da farzdır. Onlar bir süre Ramazan orucunu tutmuşlardı. (İbn Kesir)
Hz. Musa, Tur'da 40 gününü aç ve susuz geçirmiştir. (Sıfri) Bunun için Yahudiler, genellikle Hz. Musa'nın hatırasına hürmeten 40 gün oruç tutarlar. Fakat bilhassa 40. gün oruç tutmak tüm Yahudiler için farzdır. Bu da Yahudi senesinin 7. ayı olan "Teşrin" ayının 10. gününe rastlar. Yahudîlerde bundan başka da oruçlar vardır. Meselâ keder orucu bunların en mühimler indendir.
Hıristiyanlıkta da oruç vardır. Bunlar da oruç iki ve dört gün olarak konulmuştur. Hz. İsa ormanda 40 gün oruç tutmuştur. (İncil, Meta)
Hz. Yahya ve onun ümmeti de oruç tutarlardı. (İncil)
Arabistan halkı da câhiliyye devrinde oruçtan haberdâr idiler. Muharrem'in 10. günü olan o Aşûre gününde Mekkeli araplar oruç tutarlar ve Kabe'ye yeni örtü örterlerdi. (Ahmed bin Hanbel)
Ayrıca Recebü'l-esam ve Şehr-i Mudar dedikleri Recep ayında da oruç tutarlardı.
Orucun Müslümanlar içinde farz olduğu, kitap sünnet ve icma ile sabittir. Orucun farz oluşunu inkâr eden kâfir olur.
Kaynak: (Sünen-i Ebu Davud)
Diğer din ve mezheplerin oruç tutuş şekli farklı olmasına rağmen amaç aynıdır
Diğer dinlerin orucuyla Müslümanların orucunun aynı zamanlarda aynı tarzda olmamasının çok fazla bir önemi yoktur. Çünkü oruç ibadetini tüm ümmetlere has kılan içinde barındırdığı manalar ve büyük hikmetlerdir.
Alevilerin orucuna gelince; hiçbir hak mezhebin (dört hak mezhep Hanefi, Hanbeli, Maliki, Şafi) oruç tutuş şekli birbirinden farklı değildir. Hepsi için Ramazan orucunu otuz gün boyunca tutmak farzdır. Çünkü hak mezhep imamlarının ortaya koydukları farklı hükümler dinin esaslarında değil dinin teferruat kısmındadır
Alevilik ise günümüzde çok farklı boyutlara taşınmıştır. Hususen bir takım şia mezhepleri Peygamber Efendimiz’i (asm) ve dinin birçok ana hükümlerini reddederek ya da kendilerine has bir yol çizerek İslam dışı batıl bir fırka haline gelmiştir.
Cenab-ı Hak ayet-i kerimelerinde orucu ne zaman ve kimlere farz kıldığını bildirmiştir
Oruç, İslam’ın beş şartından biridir. Cenab-ı Hak, Peygamber Efendimiz (asm) zamanında Müslümanlara bu şekliyle oruç tutmayı farz kılmıştır. Oruç ile ilgili birçok ayet ve hadis bizlere dinin diğer ana esasları gibi orucun da hiçbir değişime uğramadan Peygamber Efendimiz’in (asm) zamanındaki haliyle bu güne ulaştığını bildiriyor.
“Sayılı günler olarak (oruç size farz kılındı)! Fakat içinizden kim hasta olur veya yolculukta bulunursa, artık (tutamadığı günler) sayısınca başka günler(de oruç tutsun)! Ona gücü yetmeyenlerin üzerine ise, (tutamadıkları her gün için) bir fakirin (bir günlük) yiyeceği kadar fidye (verme borcu) vardır. Buna rağmen kim gönlünden koparak bir hayır işlerse (daha fazla verirse), o takdirde bu, onun için daha hayırlıdır. Bununla berâber bilirseniz, (güçlüğüne rağmen) oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır.” (Bakara, 184)
“(O sayılı günler) Ramazan ayıdır ki, insanlara doğru yolu göstermek ve hidâyet ile furkandan (hak ile bâtılı ayıran hükümlerden) apaçık deliller olmak üzere, Kur’ân onda indirilmiştir. Öyle ise içinizden kim o aya erişirse, artık onda oruç tutsun! Kim de hasta olur veya yolculukta bulunursa, artık (onun üzerine, tutamadığı günler) sayısınca başka günler(de oruç tutma borcu) vardır. Allah size kolaylık ister ve size zorluk istemez. İşte (bütün bunlar) sayıyı tamamlamanız ve sizi hidâyete erdirmesine mukabil (tekbir getirerek) Allah’ı büyük tanımanız içindir; hem tâ ki şükredesiniz.” (Bakara, 185)
“İslam beş şey üzerine bina edilmiştir: Allah’tan başka ilah olmadığına, Muhammed’in Allah’ın Resulü olduğuna şehadet etmek, namaz kılmak, zekat vermek, Ramazan ayında oruç tutmak ve Haccetmek.”
(Buhari, Müslim, Tirmizi, Nesei, Beyhaki)
Bu konuyla alakalı olarakCenab-ı Hakk'ın oruç ibadetine verdiği kıymetin farkında mıyız? adlı makalemize bakabilirsiniz..

Allah'a emanet olunuz. Kaynak: http://www.sorusorcevapbul.com - Nasıl oruç tutmalıyız?

Bize Soru Sorun
Yorum Yapın

1430 - 1438 © www.SoruSorCevapBul.com