" Ahlak " Henüz yorum yapılmamış.

 

 Peygamber Efendimiz’in (asm) Ahlakı

“And olsun ki sizin için, Allah’a ve âhiret gününe kavuşmayı uman ve Allah’ı çok zikreden kimseler için Allah’ın Resûlünde güzel bir örnek vardır.” (Ahzab 21)

“Ve muhakkak ki sen, gerçekten yüce bir ahlâk üzerindesin!” (Kalem, 4)

Peygamber Efendimiz’i (asm) “en sevgili” makamına çıkaran O’nun (asm) güzel ahlakıdır.
Atâ (r.a) şöyle der:
“Yücelen bir kimse, ancak güzel ahlâkla yücelmiştir. Hiç bir kimse -Hz. Peygamber müstesna- güzel ahlâkın kemâline tam mânâsıyla varmamıştır.”
Bu bakımdan Allah nezdinde insanların en sevimlisi, güzel ahlâk ile Hz. Peygamber'in yolunu ve izini takip edenlerdir. (İhyayı Ulumiddin)

O’nun (asm) ahlakı Kur'ân idi

Said b. Hişam'dan yaptıkları nakil şöyledir: Said der ki:
Allah Resulü'nün ahlâkını Hz. Aişe'ye sordum:
"Kur'ân okumuyor musun?" dedi. "Okuyorum" dedim:
"İşte, dedi. Hz. Peygamber'in ahlâkı Kur'ân idi". (İbni Mace, Daruni)
• Hz. Aişe Validemizin bu ifadesinde iki mânâ vardır:
Kur'ân'da anlatılan bütün ahlâkî değerlerin hepsi onda vardı. O, Kur'ân'ın sakındırdığı eksikliklerin hepsinden korunurdu. "Emrolunduğun şekilde dosdoğru hareket et." (Hud Suresi, 112) emrinin tamamıyla doğruluk ölçütü idi. Onu anlamak, Kur'ân'ı tamamen anlamaya bağlıdır, demek olur.
Birisi de, onun ahlâkı Kur'ân'da buyrulduğu üzere öyle büyük bir ahlâk idi ki, onu başka bir tarif ile anlatmak mümkün değildir, demek olur. (Elmalılı Hamdi Yazır Tefsiri)
• Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri Lem’alar eserinde Hz. Aişe’nin bu ifadesini şöyle açıklıyor:
“Kur’ân’ın beyân ettiği mehâsin-i ahlâkın (ahlâkın güzelliklerinin) misâli, Muhammed’dır (asm). Ve o mehâsini (güzellikleri) en evvel imtisâl eden (uyan) ve fıtraten (yaratılışça) o mehâsin üzerinde yaratılan O’dur.
İşte böyle bir Zât’ın (asm) ef‘âl (fiiller), ahvâl (hâller), akvâl (sözler) ve harekâtının her birisi, nev‘-i beşere birer model hükmüne geçmeye lâyık iken, O’na îmân eden ve ümmetinden olan gāfillerin, sünnetine ehemmiyet vermeyenlerinin veyâhut tağyîr etmek (değiştirmek) isteyenlerinin ne kadar bedbaht olduklarını dîvâneler de anlar.” (11. Lem’a)
• Hz. Peygamber’in (asm) ahlakı, Kur'ân ahlakı olduğuna, Kur'ân da Allah'ın kelamı olduğuna göre onun üstünde hiçbir ahlak düşünülemez. (Camiu’l - Usul)

O’nun (asm) ahlakı Allah’ı (cc) ve ahireti düşünenler için en güzel örnektir

“And olsun ki sizin için, Allah’a ve âhiret gününe kavuşmayı uman ve Allah’ı çok zikreden kimseler için Allah’ın Resûlünde güzel bir örnek vardır.” (Ahzab 21)
Bu ayet-i kerime Resulullah’ın (asm) sözlerini, fiillerini ve hallerini örnek edinme konusunda büyük bir düsturdur. Bunun için o, toplulukların geldiği gün insanların peygamberi örnek almasını, onun sabrını, direnişini, bağlılığını, çalışmasını, Allah’dan (cc) sürekli olarak yardım bekleyişini, kıyamet gününe kadar örnek almalarını emretmiştir. Bunun için Allah(cc) kararsızlığa düşüp sarsılan, korkan, sıkılan ve topluluğun geldiği gün dağınıklık arzedenlere karşı şöyle sesleniyor: “ Andolsun ki sizin için Resulullah’ta güzel bir örnek vardır.” (İbn-i Kesir Tefsiri)
Enes (ra) şöyle demiştir: “Allah'ın Resulü ahlak bakımından insanların en güzeli idi.” (Buhari, Müslim)

“Ben ancak güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim.” (Buhari)

Hz. Peygamber (asm) bütün şeriatları tamamlamak gayesiyle İslam ile gönderildi. İslam’ın en belirgin özelliği de güzel ahlaktır. Zaten insanlar, daha önceki dinlerin getirmiş olduğu güzel ahlaki hasletlerin bir kısmına sahip idiler, ama küfretmeleri sebebiyle bunların pek çoğunu unutmuşlardı. İşte Hz. Peygamber (asm) hem bu insanların ve hem de önceki dinlerin bu sahadaki eksikliklerini tamamlamak için gönderildi. (Cami’ul - Usul)

Hz. Hüseyin (ra) Dedesinin (asm) dost ve akrabalarına karşı davranışlarını şöyle anlatıyor:

Hz. Ali (ra)’nın oğlu Hz. Hüseyin (ra) naklediyor: Babam Hz. Ali’den, Peygamber Efendimiz’in, meclisinde bulunan dost ve arkadaşlarına karşı nasıl davrandıklarını sorduğumda şöyle anlattılar:
“Rasulullah Efendimiz (asm):
• Her zaman güler yüzlü yumuşak huylu ve alçak gönüllü idiler. Asla asık suratlı katı kalpli, kusur bulucu ve kıskanç değildiler. Hoşlanmadığı şeyleri görmezlikten gelir; kendisinden beklentisi olan kimseleri hayal kırıklığına uğratmaz ve onları, isteklerinden tamamen mahrum bırakmazdı.
• Üç şeyden titizlikle uzak dururlardı: Ağız kavgası, boş boğazlık ve malâya'ni!
• Şu üç hususdan da titizlikle sakınırlardı: Hiç kimseyi kötülemezler, kınamazlar ve hiç kimsenin aybı ile gizli taraflarını öğrenmeye çalışmazlardı.
• Sadece yararı olacağını ümid ettikleri konularda konuşurlardı. Hz. Peygamber konuşurken, meclisinde bulunan dinleyiciler, başlarının üzerine kuş konmuşçasına hiç kımıldamadan kulak kesilirlerdi. Zat-ı Risaletleri susunca da konuşma ihtiyacı duyanlar söz alırlardı. Ashab, Resul-i Ekrem’in huzurunda konuşurlarken birbirleriyle asla ağız dalaşında bulunmazlardı.
• İçlerinden birisi Rasulullah’ın (asm) huzurunda konuşurken o sözünü bitirinceye kadar, hepsi de can kulağıyla konuşanı dinlerdi. Peygamber Efendimiz’in katında onların hepsinin sözü, ilk önce konuşanın sözü gibi ilgi görürdü. Ashabın güldüklerine kendileri de güler, onların taaccüb ettikleri şeylere kendileri de hayretlerini ifade ederdi.
• Huzurlarına gelen gariblerin (bedevilerin) kaba-saba konuşmaları ile pervasızca suallerinin yol açtığı tatsızlıklara sabrederlerdi. Ashabı ise, onların gelip sual sormalarını çok isterlerdi.
• Peygamber Efendimiz: “ Hacetinin giderilmesini isteyen bir ihtiyaç sahibi ile karşılaştığınız zaman ona yardımcı olunuz” buyururlardı.
• Hz. Peygamber, ancak yapılan iyiliğe denk düşen ve fazla dalkavukluğa kaçmayan övgüleri kabul eder ve haddi tecavüz etmediği müddetçe hiç kimsenin sözünü kesmezdi. Şayet yüksek huzurlarında haddi aşacak şekilde konuşulursa, o zaman, ya konuşanı susturmak ya da o meclisten kalkıp gitmek suretiyle ona engel olurlardı.” (Peygamberimiz’in Şemaili)

Enes (ra) anlatıyor:

“Allah'ın Resulünün elinden daha yumuşak atlas ve ipek tutmadım; O’nun kokusundan daha güzel bir koku koklamadım. Allah'ın Resulüne on yıl hizmet ettim; bana hiçbir zaman of demedi. Yaptığım bir iş için, onu neden yaptın veya yapmadığım bir iş için, şöyle yapsaydın olmaz mıydı? demedi.” (Buhari, Müslim) Kaynak: http://www.sorusorcevapbul.com - Peygamber Efendimiz’in (asm) Ahlakı

Bize Soru Sorun
Yorum Yapın

1430 - 1438 © www.SoruSorCevapBul.com