" Muhtelif " Henüz yorum yapılmamış.

 

 Hata yoluyla birini öldürmenin mesuliyeti nedir?

Hataen birini öldüren kişi mesul olur mu? Böyle bir durumda ne yapılması gerekir?

Cevap:

Hata yoluyla (yanlışlıkla) öldürme şekilleri sayılamayacak kadar pek çoktur, hepsinin ortak yönü öldürmede kastın bulunmayışıdır
Hiçbir şekilde müminin mümini öldürmesine imkân yoktur. Ama hataen onu öldürecek olursa şu yükümlülüğü yerine getirmelidir. Sibeveyh ve ez-Zeccâc'ın görüşleri (Allah ikisine de rahmet eylesin.) budur. Yüce Allah'ın şu buyruğu da munkatı' istisnaya bir örnektir.
Hata ile olması müstesna, mümin bir kimsenin diğer bir mümini öldürmesi olacak, meydana gelecek bir şey değildir. Çünkü hatalı hallerde bazen elinde olmayarak bu duruma düşebilir. Bu iki açıklama şekline göre ise istisna munkatı' olmaz.
Buna göre ayet-i kerime, kasten öldürmenin büyük bir iş olduğunu ve olmaması gereken bir hadise olduğunu ihtiva etmiş olur.
Hata yoluyla (yanlışlıkla) öldürme şekilleri ise, sayılamayacak kadar pek çoktur. Hepsinin ortak yönü ise öldürme kastının bulunmayışıdır. Bunlar, hakkında görüş ayrılığı bulunmayan hususlar arasındadır.
Hatâ, bir isimdir. Eğer kasten yapılmamış ise, yanlışlıkla yapılan iş demektir. Bir şey yapmak isterken, bir başkasını yaparsa; “Hata etti, denildiği gibi yine doğru olmayan bir iş yapan kimseye de “Hata etti, yanlış yaptı.” denilir.
İbnü'l-Münzir der ki: Şanı yüce ve mübarek olan Rabbimiz: "Bir mümin diğer bir mümini -yanlışlıkla olması müstesna- öldüremez... Ve akrabasına teslim edilecek bir diyet vermesi gerekir buyruğu ile hataen öldüren müminin diyet vereceğini hükme bağlamıştır. Rasulullah’dan (asm) sabit olan sünnet de bunu tesbit etmiş, ilim ehli de hükmün bu olduğunu icma ile ifade etmişlerdir.
Hataen (yanlışlıkla) öldürmenin cezası
Mümin köle azad etmek

Yüce Allah'ın: "Mümin bir köle azad etmesi" buyruğu, mümin bir köle azad etmesi gerekir, bu onun görevidir, demektir. İşte bu, yüce Allah'ın hataen öldürmeye ve ileride de geleceği gibi zihâr için de farz kıldığı keffârettir.
Diyet
“Ey îmân edenler! Öldürülenler hakkında üzerinize kısas farz kılındı! Hür olana hür, köleye köle, kadına kadın (kısâs edilir, öldürülür)! Fakat (öldüren) o kimse lehinde, kardeşi tarafından (cüz’î) bir şey affedilirse, o takdirde (affedene düşen,) örfe tâbi‘ olmak (diyetini aşırıya kaçmadan almak)tır ve (öldürene düşen de, diyeti) ona güzellikle ödemektir. Bu, Rabbiniz tarafından bir hafifletme ve bir rahmettir. Buna rağmen kim bundan sonra haddi aşarsa, artık ona (pek) acıklı bir azab vardır!” (Bakara, 178)
Yüce Allah'ın ve akrabasına teslim edilecek bir diyet vermesi gerekir buyruğunda sözü geçen diyet, maktulün kanının yerine geçmek üzere velisine ödenen şeydir.
Âyet-i kerimede mutlak olarak diyet vacip kılınmıştır. Ancak ayet-i kerimede bunun âkile (Âkile: Hatâen öldürülenin diyetini paylaşan baba tarafından akrabalardır.) üzerine mi katile mi vacip olduğu da belirtilmemiştir. Bütün bunlar, sünnetten öğrenilmektedir. Ayrıca âkile, tarafından ödenmesi icab eden bu diyet, cezanın ağırlaştırılması için vacip kılınmış olmadığı gibi, öldürenin günahının da onlar üzerinde olduğu anlamından hareketle öngörülmemiştir. Ancak bu yalnızca bir dayanışma olarak vacip görülmüştür.
Ebû Hanife ise bunun, yardımlaşmanın nazar-ı itibara alınarak öngörüldüğü kanaatinde olduğundan, katilin divanında kayıtlı olanlar tarafından bu diyetin ödenmesini öngörmüştür.
Diyetin yüz deve olduğuna dair Peygamber’den (asm) haberlerle sabit olmuştur.
Hata yoluyla öldürmede diyeti kimlerin ödeyeceği
Nebiyyi Muhtar Muhammed’den (asm) sabit olan haberler onun hata yoluyla öldürmede diyeti âkilenin (hatâen öldürülenin diyetini paylaşan baba tarafından akrabalardır) ödeyeceğini hükme bağladığı şeklindedir.
Diyetin ödenme keyfiyeti ve akilenin kapsamına girenler
Ebû Ömer (ra) ise şöyle demektedir: Eski, yeni bütün ilim adamlarının icma ile âkile tarafından ödenecek diyetin, ancak üç senelik süre içerisinde ödeneceğini, bundan daha kısa bir süre içerisinde ödenmesinin söz konusu olmayacağını kabul etmişlerdir. Yine, âkileden diyet ödeme mükellefiyetinin buluğa ermiş erkekler için söz konusu olduğunu da icmâ ile kabul etmişlerdir.
Diyetin hükmü, âkile tarafından taksitle ödenmesidir. Âkile, caninin asabe (Baba tarafından akraba olanlar.) olan akrabalarıdır. Hanımın oğlu, hanımın asabelerinden değilse, âkileden değildir. Anne bir kardeşler de baba ve anne bir kardeşlerinin asabeleri sayılmazlar. O bakımdan onlar yerine hiçbir şekilde âkile olarak diyete iştirak etmezler. (El Camiu Li Ahkam-il Kuran)
Evet fıkıh âlimlerinin de açıkça bahsettiği gibi hataen (şakada hatayla birinin ölümüne sebep olan durumların arasındadır) birinin ölümüne sebep olan kişiye “katil ya da cani” ölen kişiye de “maktul” demişlerdir. Yani ortada bir katl söz konudur. Kaynak: http://www.sorusorcevapbul.com - Hata yoluyla birini öldürmenin mesuliyeti nedir?

Bize Soru Sorun
Yorum Yapın

1430 - 1438 © www.SoruSorCevapBul.com