" Muhtelif " Henüz yorum yapılmamış.

 

 Vesvese iman kuvvetinden mi gelir?

Vesvese imanın kuvvetindendir diye biliyorum. Bana çok vesvese oluyor. Halbuki ben namaz cuma harici ve bazı vakitler hariç pek kılmıyorum. Gene de benim imanım kuvvetli midir?

Cevap:

Değerli Kardeşimiz;
Vesvesenin günaha sebebiyet verebileceği endişesini taşımak "imandan" gelir. Bu konudaki hadis-i şerifi doğru anlamak gerekir.
Ebu Hureyre (ra) anlatıyor:
Hz. Peygamber'in (asm) ashabından bir kısmı ona sordular: "Bazılarımızın aklından bir kısım vesveseler geçiyor, normalde bunu söylemenin günah olacağı kanaatindeyiz." Hz. Peygamber (asm): "Gerçekten böyle bir korku duyuyor musunuz?" diye sordu. Oradakiler Evet! deyince: "İşte bu (korku) imandan gelir. (vesvese zarar vermez.)” dedi. (Müslim)
Hadiste, Ashab, iradeleri olmadan içlerinden, kendiliğinden doğan vesveselerden sormaktadır. Bu hadiste imanî meseleler üzerinde olduğu anlaşılan bu vesveselerin, bazı rivayetlerin Allah hakkında olduğu belirtilir. Bunlar normalde kabul edilmeyecek, muhal şeyler olduğu için, iradî olarak konuşmanın günah olacağı korkusu hâkimdir. Hz. Peygamber (asm) içten, kendiliğinden gelen bu seslerin kişiye zarar vermeyeceğini belirtiyor. Delil olarak da kişinin duyduğu korkuyu gösteriyor. İnsandaki merak, korku gibi, iradeyi dinlemeyen, zabt altına alınamayan bir kısım duyguların sevkiyle içten gelen bu sesi her zaman duyarız. Vehimli mizaçlar ‘içim bozulmuş’ diye ye’se bile düşebilir. Ancak Resulullah (asm), bu seslerden duyduğumuz endişeyi en büyük bir delil yapmak “Mademki o sese irademizle iştirak etmiyor, aklımızla tasdik etmiyor, aksine üzülüyoruz, öyle ise bu şeytanın bir vesvesesidir, aldırmayın.” manasında “Korkunuz gerçek imanın ifadesidir” buyuruyor. (Kütüb-i Sitte)
Vesveseden kurtuluş yolları için tıklayınız.
İmanın kuvvetlendirilmesi için namaz kılmak şarttır. Bilerek namazı terk etmek dünya ve ahirette azaba sebep olur.

Namazın akıllı, büluğ çağına girmiş, hayız ve nifastan temizlenmiş her Müslümana farz olduğu konusunda görüş birliği vardır.

Namazı kılmamak dünya ve âhirette azaba sebep olur. Âhiretteki azapla ilgili olarak Allah Teâlâ şöyle buyurur:
"Onlar suçlulara sorarlar: Sizi Sakar cehennemine sürükleyen nedir? Suçlular şöyle cevap verirler: "Biz namaz kılanlardan değildik." (Müddessir, 40-43)

"Onlardan sonra öyle bir nesil geldi ki, namazı terk ettiler, heva ve heveslerine uydular. Onlar bu taşkınlıklarının cezasını yakında göreceklerdir. Fakat tövbe edip, iman eden ve salih amel işleyen bunun dışındadır." (Meryem, 59-60)

"Vay o namaz kılanların haline ki, onlar kıldıkları namazdan habersizdirler." (Mâûn, 4-5)

Hz. Peygamber'de (asm) şöyle buyurmuştur: Bilerek namazı terkeden kimseden Allah ve Resulunün zimmeti kalkar." (Ahmed b. Hanbel) “Kim ikindi namazını terkederse ameli boşa gitmiş olur." (Buhârî, Nesâî)
 
Ubâde b. es-Sâmit'in naklettiği bir hadiste şöyle buyurulur: Kullarına farz kıldığı beş vakit namazı, küçümsemeden hakkını vererek, eksiksiz olarak kılan kimseyi, Allah Teâlâ cennetine sokmaya söz vermiştir. Fakat bu namazları yerine getirmeyenler için böyle bir sözü yoktur. Dilerse azap eder, dilerse bağışlar." (Ebû Dâvûd, Nesâî, Dârimî)

Ebû Hureyre'nin (ra) naklettiği bir hadiste de şöyle buyurulur: "Kıyamet gününde kulun ilk hesaba çekileceği şey farz namazdır. Eğer bu namazı tam olarak yerine getirmişse ne güzel. Aksi halde şöyle denilir: Bakın bakalım, bunun nafile namazı var mıdır?" Eğer nafile namazları varsa, farzların eksiği bu nafilelerle tamamlanır. Sonra diğer farzlar için de aynı şeyler yapılır." (Tirmizî, Ebû Dâvûd, Nesaî, İbn Mâce)

Namazın farz olduğunu inkâr etmek kişiyi kâfir, tembellikten dolayı namazı terk etmek fasık (günahkâr) yapar
Namaz, İmandan sonra İslam'ın en mühim rüknüdür, terkine asla göz yumulmaz. Dinen kesinlikle sabit olmuş olan bir hükmü inkâr etmek küfür olduğu gibi, namazın farziyetini inkâr etmek de küfürdür. Binaenaleyh namaza inanmayan kimse Müslüman değildir. Onunla evlenmek caiz olmadığı gibi kestiğini de yemek caiz değildir. Fakat namazın farziyetini inkâr etmez, ancak tembellikten dolayı namaz kılmazsa günahkâr olsa bile Müslüman sayılır.
İslam hukukuna göre suçlu olduğundan cezaya müstahaktır. Hanefi mezhebinde, tevbe edip namaza başlayıncaya kadar hapse mahkûm edilir. Şafii mezhebinde ise, terkte de ısrar eder ve tevbe etmezse idama mahkûm olur. (Günümüz Meselelerine Fetvalar)

Kulla, küfür arasında namazın terki vardır
Hz. Câbir'in (ra) anlattığına göre, Resûlullah’ın (asm) şöyle söylediğini işitmiştir "Kişiyle şirk arasında namazın terki vardır” (Müslim, Tirmizi, Ebu Davud)

Tirmizî ve Ebû Dâvud'un bir diğer rivayetinde: "Kulla küfür arasında namazın terki vardır."
Hz. Büreyde (ra) anlatıyor: "Resûlullah (asm) buyurdular ki: "Benimle onlar (münafıklar) arasındaki ahid (antlaşma) namazdır. Kim onu terk ederse küfre düşer." (Tirmizi, Nesai, İbni Mace)
Abdullah İbnu Şakik merhum anlatıyor: "Resûlullah'ın (asm) Ashâb'ı ameller içerisinde sadece namazın terkinde küfür görürledi." (Tirmizi)
Nevevî: "Kulla, küfür arasında namazın terki vardır." hadisini âlimlerin dört şekilde te'vil ettiklerini belirtir:

1- Kişi namazı terk etmekle, kâfirin cezasını hak eder, o da ölümdür.
2- Hadis namazın terkini helâl addedenler hakkındadır.
3- Namazın terki kişiyi küfre götürür.
4- Namazı terk fiili, kâfirlerin fiilidir.

Kişiyi küfürden men eden şey namaz kılmasıdır. Namazı bıraktı mı Müslümanı kâfirden ayıran alameti terk etmiş olur ve böylece zahiren kâfir hükmüne maruz kalabilir. Ayrıca namazın terki onu, neticede küfre atan durumlara, inançlara, hatalara düşürebilir. Nitekim her bir günahta küfre giden bir yol bulunduğu kabul edilmiştir. (Kütüb-i Sitte)

Kulun kıyamet gününde ilk hesaba çekileceği şey, namazdır

Câbir b. Abdullah (ra) Peygamber Efendimiz'in (asm) şöyle buyurduğunu rivâyet etmiştir:
“Cennetin anahtarı namazdır.” (Darimi)

Abdullah b. Kurt (ra) Peygamber Efendimiz'in (asm) şöyle buyurduğunu rivâyet etmiştir:

“Kulun kıyâmet gününde ilk hesaba çekileceği şey, namazdır. Eğer namazı iyi, güzel olursa, diğer amelleri de iyi olur. Eğer namazı bozuk olursa diğer amelleri de bozuk olur.” (Taberani)

Enes b. Mâlik (ra) Peygamber Efendimiz'in (asm) şöyle buyurduğunu rivâyet etmiştir:

“Allah’ın insanlara dinlerinden ilk farz kıldığı şey namazdır, (âhir zamanda dinlerinden) geriye en son kalacak olan namazdır, (kıyâmette insanların) ilk hesaba çekilecekleri de namazdır. (Kıyâmet günü) Allah (meleklere) “Kulumun namazına bakın!” der. Eğer namazı tam çıkarsa tam olarak yazılır. Eğer noksan çıkarsa “Bakın kulumun nâfile namazı var mı?” der. Eğer nâfile namazı bulunursa farzlar nâfile ile tamamlanır. (Ebu Yala)

Câbir b. Abdullah (ra) Peygamber Efendimiz'in (asm) şöyle buyurduğunu rivâyet etmiştir:

"Beş vakit namazın misâli, sizden birinin evinin önünden akan ve içinde her gün beş defa yıkandığı bir nehir gibidir. (Nasıl beş defa yıkanınca insan üzerinde kir kalmazsa, beş vakit namaz kılan insanda da manevî kirler kalmaz.)" (Müslim)

Enes b. Mâlik (ra) Peygamber Efendimiz'in (asm) şöyle buyurduğunu rivâyet etmiştir:

"Allah’ın bir meleği her namaz vaktinde şöyle nidâ eder, seslenir: “Ey Ademoğulları! Kalkınız (günah işlemekle) tutuşturduğunuz ateşinizi söndürünüz (namaz kılınız)” der." (Taberani)

Ebû Hureyre (ra) Peygamber Efendimiz'in (asm) şöyle buyurduğunu rivâyet etmiştir:

“Büyük günah işlenmediği müddetçe, beş vakit namaz, Cuma namazı gelecek cumaya kadar, aralarındaki küçük günahlara kefarettir.” (Müslim, Tirmizi)
Allah'a emanet olunuz. Kaynak: http://www.sorusorcevapbul.com - Vesvese iman kuvvetinden mi gelir?

Bize Soru Sorun
Yorum Yapın

1430 - 1438 © www.SoruSorCevapBul.com